MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2001-2004 yılları arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverenlere ait işyerinde 2003 ve 2004 yıllarında toplam 127 gün çalıştığı halde Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Davanın, hasımda değil temsilcide yanılma sonucu açılması halinde gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği, Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, dava, ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip ... Köyü Tüzelkişiliği aleyhine açılması gerekirken ... Köyü Muhtarı ... aleyhine aleyhine açılmıştır. Hal böyle olunca hasımda değil temsilcide yanılma olduğu ortadadır.
Öte yandan, sözkonusu köyde ağaçlandırma işlerinin köylüler adına yüklenici olarak köy tüzelkişiliğine verildiği, buna ilişkin sözleşmelerin İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile ... Köyü Tüzelkişiliği arasında yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda yüklenici köytüzelkişiliği ile birlikte sözleşmelere göre diğer işverenin kim olduğu tespit edilerek davaya dahil edilmesi gerekirken, yargılama sırasında Ağaçlandırma Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesine rağmen karar başlığında davalı olarak Orman İşletme Müdürlüğünün gösterilmesi suretiyle hasımda karışıklığa sebebiyet verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; köy muhtarı aleyhine açılan davanın hasımda değil temsilcide yanılma olduğu kabul edilerek yöntemince davayı ... Köyü Tüzelkişiliğine yöneltmek, dosyadaki sözleşmelere göre ağaçlandırma işini köy tüzel kişiliğine veren diğer işverenin kim olduğunu tespit etmek, tespit edilen gerçek hasmı davaya dahil etmek, tarafların göstereciği delilleri toplamak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.