(506 S. K. m. 79) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 7, 10, 36)
Dava ve Karar: Davacı, 1.1.1985-24.4.1990 tarihleri arasında SSK sigortalılığı dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Dava, davacının 01.01.1985-24.4.1990 tarihleri arasında SSK tabi süreler dışında 2926 s. Yasa'ya tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamda belirtildiği gibi istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, kanuni dayanağını oluşturan 2926 s. Yasada 506 s. Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ait bir düzenleme mevcut değildir. 2926 s. Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu kanuna göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içerisinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 s. Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan kanunun uygulanma gününde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Sair yandan resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 s. Yasanın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen biçimde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kura ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kurun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi kanunun kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 s. Yasanın 10. maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile sair kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım, satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın kanuni karinesi olduğu ortadadır.
Dosya kapsamından, davacının Muhtarlıkça yapılan 30.03.1985 günlü bildirge üzerine davalı Kurumca 01.01.1985 gününden geçerli olmak üzere resen 2926 s. Kanuna tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, SSK. hizmet cetvelinden ihtilaf konusu dönemde 1986 yılında 60 gün, 1990 yılında 75 gün, 1994 yılında 294 gün, 1995 yılında 4 180 gün, 1998 yılında 285 gün, 2000 yılında ise 91 günlük zorunlu sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu durumun davalı Kurumca öğrenilmesi üzerine sigortalılığının 1.1.1985 başlangıç gününden itibaren terkin edildiği, görülmüştür.
Davacının ihtilaflı dönemde Ziraat Odasına üyeliği ve Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı, üzerine kayıtlı zirai arazinin olmadığı, 318.28 metre karelik arsa vasfında arazisinin bulunduğu, prim ödemesinin 18.6.2009 gününde başladığı öncesinde prim kesintisi yada iradi prim ödemesini bulunmadığı, Ziraat Odası kaydının ise ihtilaflı dönemden sonra 1.1.2002 gününde başladığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 01.01.1985 gününde resen tescille tarım Bağ-Kur statüsüne girmiş olup SSK kapsamında çalışmaya başladığı 1.7.1986 gününe kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple davacının sigortalılığının başladığı tarihte başka bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi sigortalılığı bulunmadığından tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcından itibaren terkin edilmesine ait Kurum işleminde isabet yoktur. Mahkemece 1.1.1985 - 17.6.1986 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de prim kesintisinin, yada iradi prim ödemesinin bulunmadığı 17.6.1986 - 24.4.1990 tarihleri arasındaki dönem yönünden 2926 s. Yasanın 10. maddesinde belirtilen kayıtlar bulunmadığı ve tarımsal faaliyet bu madde kapsamında kanıtlanmadığı durumda bu yılların soyut zabıta araştırmalarına dayalı olarak, tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy