MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVACI-KARŞI DAVALI: ... vek.Av. ...
DAVALI-KARŞI DAVACI: ...
vek.Av. ...
Davacı Karşı Davalı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, Davalı Karşı Davacı şirket ise, davacının geçirmiş olduğu kazanın işyeri dışında meydana gelmiş olduğundan iş kazası olmadığının ve şirketin kusurlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı karşı davalının davasının kısmen kabulüne, davalı karşı davacının şirketin davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı ...'ın 24.9.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 4 oranında sürekli işgöremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat istemine, birleşen dava ise davacı ... Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı işçinin işyerinden ayrılmasından sonra başka işyerlerinde çalışması nedeniyle iş kazasının davalı işyeri dışında meydana geldiğinin ve şirketin kusuru bulunmadığının tespiti ile davalı işçinin yönelttiği haksız isnatlar ve imzaladığı ibranameyi geri almak için işyeri çalışanlarına saldırması nedeniyle manevi tazminat istemine ve davacı şirketin Kuruma ödediği 809,47 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin davalı işçiden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.835,36 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, davacı şirketin olayın iş kazası olmadığının tespiti ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 24.9.2003 tarihinde metal işleri yapan davalı şirkete ait fabrikada çalıştığı esnada sol elinin işaret parmağının kesilmesi sonucu yaralandığı, davacıda % 4 oranında sürekli iş göremezlik oluştuğu, Kurum müfettişinin 4.10.2006 tarihli raporunda olayı iş kazası kabul ettiği, 506 sayılı Yasa'nın 19.maddesinin 1.fıkrasına göre davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik oranı % 10'un altında olduğundan Kurumun davacıya gelir bağlamadığı, mahkemece her iki davanın birleştirilerek yargılamasının birlikte görülerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
.../....
-2-
HUMK’nun 46.maddesi uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile davaların ayrılmasına, davanın her safhasında karar verilebilir. Yine aynı yasanın 77.maddesinde mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Olayın İş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa'nın 11. maddesinden (5510 sayılı Yasa'nın 13.maddesinden) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
İş kazası olmadığının tespiti davasının sonucunu bekleyecek olan maddi tazminat davasında kusur dağılımının belirlenmesi ve maddi tazminatın hesaplanması için ayrı bir bilirkişi incelemesi de yaptırılması gerekir.
Bu durumda; her iki dava için izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstaslar birbirinden tamamen farklıdır. Her iki davanın ayrılması yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için gereklidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.02.2007 gün ve 2007/21-69E, 2007/55K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Öte yandan, olayın iş kazası olup olmamasının mahkemenin görevinin belirlenmesi bakımından önemi olduğu gibi, davalı işverenin olayın iş kazası olmadığına ilişkin iddiasının değerlendirilmesinin sonucu bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını da doğrudan ilgilendirdiği, SGK Başkanlığının taraf olmadığı bu davada bu olayın iş kazası olup olmadığının tespitinin yapılamayacağı ortadadır.
Yapılacak iş, her iki davayı ayırmak, davalı işverene olayın iş kazası olmadığının tespiti davasında SGK Başkanlığını davaya dahil etmek üzere önel vermek ve bu davayı bekletici mesele sayarak çıkacak sonuca göre maddi tazminat istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı-davacı ... Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-davacı ... Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.