MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
vek.Av. ...
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının, 06.11.2001 tarihinde iş kazası sonucu % 9.1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Kabule göre de;
08.09.2006 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalının tam kusuruna dayanmıştır. Olayda davacının %30 oranında kusuru bulunduğu anlaşılmaktadır.
.../...
-2-
Hal böyle olunca davacının talep ettiği manevi tazminat miktarından bu nedenle bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin tamamına karar verilmesi de hatalı olmuştur.
O halde,davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine
26.09.2011 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden sıva ustası olan davacının 06.11.2001 tarihinde sağ elini harç karmakta kullanılan betoniyer makinası dişlilerine kaptırarak geçirdiği iş kazası sonucu (sağ elde kraş yaralanma) 15.08.2002 tarihine kadar istirahatli kaldığı, SGK tarafından %9.1 oranında sürekli iş göremez duruma geldiğine karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davacının %30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, davacının raporlu olduğu süre, sürekli iş göremezlik oranı Dairemizin emsal olaylardaki kararları gözetildiğinde mahkemece davacı yararına hükmedilen 10.000.00 TL manevi tazminat miktarı uygundur.
Bu nedenle Sayın Çoğunluğun 10.000.00 TL manevi tazminatın "çok fazla" olduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.
2-Ancak davacı vekili dava dilekçesinde olayın tamamen davalı işverenin kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek tam kusura dayanarak 10.000.00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Yargılama sonucunda davacının %30 oranında kusurlu olduğu belirlendiğine göre mahkemece hükmedilecek manevi tazminat miktarının talep edilen 10.000.00 TL manevi tazminat miktarından matematiksel olmamak kaydı ile bir miktar indirim yapılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken talebin aynın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma kararı gerekçesine katılmıyorum.
Muhalif Üye
...