(506 S. K. m. 80) (YHGK. 04.10.2000 T. 2000/21-1241 E. 2000/1236 K.)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1987-2001 yılları arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. C. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, davacının 1987-2001 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığı sürelerin tesbiti istemine ilişkin olup dava S.G.K. Başkanlığı ile birlikte M.E.B'lığı ve S... A... Eğitim ve Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezine izafeten Ankara Valiliğine yöneltilmiştir.
Mahkemece davacının dava dışı Dernekte çalıştığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hizmet tesbiti davaları sonuçta, tesbiti istenilen süreye ilişkin sigorta primlerinin tahsili istemini de içerdiğine göre, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesinin açık hükmü de dikkate alındığında, bu yolda yapılacak işlemin sonradan işverenin hak alanını da ilgilendireceği açıktır. Bu durumda, bu tür davalarda işverenin de taraf bulunması doğal ve hatta zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Nitekim H.G.K.'nun 4.10.2000 gün ve E. 2000/21-1241, K.2000/1236 Sayılı kararı da aynı esasları içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Ankara Öğretilebilir Çocuklar Okulu ve Öğrencileri Koruma Derneği'nde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta davacının işe girişinin 2.4.2001 tarihi olarak yazılı iken aynı tutanakta davacının bu işyerinde 14 yıldan beri çalıştığını beyan ettiği dava dilekçesinde de davacının okulun mutfağında yemek ve bulaşık işlerinde ve çocuklara yardımcı olarak çalıştığını beyan etmiş yapılan denetim sonucu davacının Dernek bünyesinde 2001/1 döneminde 20 gün 2. döneminde 31 gün çalıştığının resen tespit edildiği, Derneğin 23.6.1987 de kurulduğu ve 25.7.2004 tarihinde tasfiye olduğu, anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının çalışmalarının geçtiği yer Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul olduğu ve Milli Eğitim Bakanlığı hakkında da dava açıldığına göre mahkemece işin esasına girilerek davacının çalışmaları konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy