MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
vek.Av. ...
Davacı, kurumca reddedilen malulen emeklilik talebinin ve maluliyetinin tespitine ve malulen emekliligine hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tesbiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olduğundan doğru değildir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı mülga 506 Sayılı Yasa nın 52,53,54 ve 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, ise;"Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve
.../...
-2-
esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 20.06.1997 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 2191 gün sigortalı hizmeti olup,15.02.2005 tarihinde maluliyet aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, Kurumun 30.06.2005 gün ve 135887 sayılı yazı ile malül olmakla birlikte maluliyetin ilk işe giriş tarihinden önce olması nedeni ile ve aynı tarihli 135886 sayılı yazısı ile de 2/3 maluliyetinin olmadığı gerekçesi ile maluliyet aylığı talebinin reddine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan maluliyete ilişkin alınan 14.11.2006 tarihli rapor ile 2/3 oranın da malüliyetinin olmadığı, ATK 3.İhtisas Kurulunun 29.05.2009 tarihli raporuna göre davacının beden çalışma gücünün % 64'nü kaybettiği, maluliyet başlangıç tarihinin tespit edilmediği ve raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediği anlaşılmaktadır.
Gercekten, davacının ilk kez 506 sayılı Yasa kapsamında 20.06.1997 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, tüberküloz tanısı sonrasında 1994 yılında ameliyat olduğu ve sol akciğerinin alındığı davacının mahkemece ilk defa sigortalı olduğu 20.06.1997 tarihinde 2/3 oranında malul olup olmadığı konusunda bir inceleme ve belirleme yapılmadığı gibi maluliyetinin belirlenmesi yolunda SGK Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3. Ihtisas Dairesi arasındaki çelişki giderilmeden sadace 2/3 oranında malul olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; Davacının ilk defa çalışmaya başladığı işyerinden varsa rapor, hastane sevk, gibi tüm belgeleri dosyaya ekleyip, tüm dosya kapsamı ile yukarı da açıklandığı şekilde davacının ilk olarak sigortalı olduğu 20.06.1997 tarihindeki çalışma gücü kaybı oranının 2/3 olup olmadığı ve 2/3 oranındaki maluliyetinin hangi tarihte başladığını maluliyet aylığı talep tarihi olan15.02.2005 tarihinde 2/3 oranın da malul olup olmadığını tesbit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine
19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy