MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.1.2005 tarihinden itibaren emekliliğine hak kazandığının tespitiyle, yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle uğramış olduğu gelir kaybının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, emeklilik için ilk talep tarihi olan 29/12/2004 tarihinde emeklilik koşullarını taşıdığını belirterek, ilk emeklilik başvuru tarihini takip eden ay başı olan 01/01/2005 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 31/10/2005 tarihinde fazladan yatırılan 2.700 TL prim ile emeklilik maaşının geç bağlanmasından dolayı uğramış olduğu 4.000 TL gelir kaybı olmak üzere toplam 6.700 TL nin maaş kaybının tespiti tarihinden ve fazla yatırılan para yönünden yatırılma tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, yersiz olarak davacıdan tahsil edilen 2.700,00.-TL primin, ödeme tarihi olan 31.10.2005 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ilişkin karar yerinde ise de, davacının 01.01.2005-30.10.2005 tarihleri arasında alması gereken maaş miktarı olarak 4.712,76.-TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ilişkin karar doğru olmamıştır. HMK'nun 26 maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince, 01.01.2005-30.10.2005 tarihleri arasında alması gereken maaş miktarı olarak talep edilen 4.000,00.- TL , davalının sorumlu olduğu toplam 4.712,76.-TL'nin altında kaldığından, talep edilen miktar olan 4.000,00.- TL hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde talepten fazlasına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesindeki 1086 sayılı Kanun'un temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme karşısında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hükmün fıkrasının 1.bendindeki "4.712,76 " rakamı silinerek, yerine, “4.000,00" rakamının yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.