MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline ve yersiz olarak tahsil edilen primlerin yasal faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının tahsis talep tarihi olan 30/03/2007 tarihini takip eden 01/04/2007 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi olarak kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının, davacıya ödenecek aylıkların ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren yasal faiziyle ödenmesi ve 01/04/2007 ile 16/03/2009 tarihleri arasında davacıdan yersiz alınan primlerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 500.,00- TL sinin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 26.05.2003 tarihli talebi ile 30.11.1989 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydına dayalı olarak tescilinin 04.10.2000 tarihi itibariyle yapıldığı, oda kaydının 30.11.1989 -22.06.2009, vergi kaydının ise 17.11.1989-02.06.2009 tarihleri arasında olduğu, davacının 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki 3900 günlük süreyi 1479 sayılı Yasa'nın geçici 18.maddesi uyarınca 28.08.2003 tarihinde bedelini ödeyerek borçlandığı, davalı kurumca, davacının 30.03.2007 tarihli tahsis talebinin, sigortalılık başlangıcı 04.10.2000 tarihi esas alındığında 62 yaşından önce emekli olamayacağından reddedildiği görülmektedir.
--/--
--2--
Davacının, 30.03.2007 tarihli ilk tahsis talep tarihinde, borçlandığı 3900 gün geriye götürülerek sigortalılık başlangıcı 27.12.1989 olarak esas alındığında, 15 yıllık sigortalılık süresi dolmuş olup, prim borcu da olmadığından, mahkemenin 01.04.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına ilişkin kararı doğrudur. Ancak, davacının 30.11.1989 -22.06.2009 tarihleri arasındaki oda kaydı; 17.11.1989-02.06.2009 tarihleri arasındaki vergi kaydına dayalı olarak çalışmasına devam ettiği alaşıldığından ,31/07/2008 ile 29/08/2008 tarihlerinde ödenen 500,00TL fazla pirim miktarının bu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınıp davacıya verilmesine, diğer kalemlerde haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Gerçekten, davacının 1479 sayılı Yasının Ek 20. maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlanmasından sonra çalışmaya devam ettiğinin tespiti halinde çalıştığı süreye ilişkin Kurumca hesaplanan sosyal güvenlik destek primi kesintisi karşılıklarının ödediği primlerden indirildikten sonra varsa kalanının davacıya iade edilmesi gerekeceği açıktır.
Yapılacak iş, davacının kamyon işletmeciliği işi nedeni ile 17.11.1989 tarihinden itibaren 22.06.2009 tarihine kadar devam eden oda ve vergi kaydının devam ettiği tarihe kadar Kuruma ödenmesi gereken sosyal güvenlik destek primi kesinti miktarı Kurumdan sorulup, varsa artanı yönünden davacının istemi de dikkate alınarak karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...