MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, SSK ve ... sigortalılığının birleştirilerek yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 31.8.1983 tarihinde zorunlu ... esnaf sigortalısı olduğu, primleri ödenen 3 yıl 5 ay 24 gün hizmeti ile 18.1.1990 tarihinde başlayan 506 sayılı Kanuna tabi 5565 gün zorunlu sigortalı hizmetinin birleştirilerek yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.2.1989-30.4.2009 tarihleri arasında 5655 gün 506 sayılı Yasaya tabi hizmeti ile 3 yıl 4 ay ... hizmeti birleştirilerek 506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 47 yaş ve 5510 Sayılı Yasaya göre 49 yaşında olduğu gerekçesiyle 1.4.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 31.8.1983 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Ba-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 31.08.1983-25.02.1987, 18.01.1990-11.04.1990, 01.09.2001-21.12.2006, 29.06.2008-20.10.2008 tarihleri arasında 9 yıl 3 ay 28 gün 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu, davacının 10.2.2009 tarihli dilekçesi ile ... hizmetinin silinmesini istediği, prim borcunun 26.618.59 TL. olduğu, borçlu olduğu ay sayısının 58 ay olması 60 ay (5 yıl ) olmaması nedeniyle davalı kurumca bu talebinin kabul edilmediği, ayrıca davacının 8.1.2007 tarihli dilekçesi ile 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığı 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışan 1.9.2001-21.12.2006 tarihleri arasındaki primlerinin 5548 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince ...'a aktarılmasını talep ettiği ve talebi gereğince prim aktarması yapılarak bu sürelerin ... hizmetinden sayıldığı, davacının 15.2.2008 tarihli dilekçesi ile de SSK primlerinin ...'a aktarılması işleminden vazgeçtiği ve buna göre de prim transferi işleminin iptal edildiği, 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile ilgili 1983 yılında 3 defa, 2001 yılında bir defa, 2002 yılında 4 defa prim ödemesinde bulunduğu, 31.8.1983-01.07.1986, 18.1.1990-11.9.1990 tarihleri arasında vergi kaydının, 16.9.1998-21.12.2006 ve 9.8.2001-21.12.2006 tarihleri arasında şirket ortaklığının bulunduğu anlaşılmaktadır.
./.
-2-
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi olup anılan maddede; Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi olan 30.04.2008 tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla , prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak; sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Somut olayda davacının 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinden yararlanabilmesi 5 yıl ve daha fazla sigortalılık süresine ilişkin prim borcu bulunmasına bağlıdır. Davacının 1983, 2001 yıllarında ve 10.6.2002 tarihinde ödemelerde bulunması ve davalı Kurumca da 28.2.2009 tarihi itibarıyla 58 aylık prim borcunun 26.618.59 TL olduğunun bildirilmesi nedeniyle 30.4.2008 tarihinde 5 yıldan daha az sigortalılık süresine ilişkin prim borcu bulunduğu nazara alınarak 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinden faydalanma olanağı bulunmamaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa cevaz verilmemiş olup çakışan sigortalılık olarak adlandırılan bu sorun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata göre zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde önceden başlayan sigortalılığa değer verilerek çözüme kavuşturulmuştur.
Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu dönemler ile 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu dönemler karşılaştırılarak ve giriş-çıkış tarileri gözetilerek önceden başlayan sigortalılığa değer verilmek suretiyle davacının 1479 ve 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayılması gereken süreler belirlenip 2829 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince aylığın 506 sayılı Yasaya göre mi yoksa 1479 sayılı Yasaya göre mi bağlanması gerektiği tespit edildikten sonra tespit edilen yasaya göre yaşlılık aylığı koşulları tartışılıp gerekirse davacıya prim borcunu ödemesi için önel verilip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy