MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVALILAR: 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av. ...
2- ...,...
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.2000-30.05.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının Hacıbektaşı Veli Cemevinde 01.01.2000-30.05.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, yargılama sırasında dava dilekçesini ıslah ederek 01.01.2000-31.12.2002 ve 01.01.2004-30.05.2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiş, 28.02.2006 tarihli duruşmada ise Hacıbektaşı Veli Cemevi ve yetkilileri ... ile ... aleyhine açtığı davada davanın şahıslar adına devam etmesini istemiştir.
Mahkemece,davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davanın, hasımda değil hasmın temsilcisinde yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği, Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, dava husumetten reddedilmemiş ise de hasmın temsilcisinde hata yapılarak tanık beyanlarından işverenin Hacıbektaşı Veli Cemevi Derneği olduğu anlaşılmakla davanın bu dernek aleyhine açılması gerekirken davalı gerçek kişiler aleyhine açıldığı, hasımda değil temsilcide yanılma olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; davacıya dava dilekçesindeki davalı adını düzeltmesi, dava ve düzeltme dilekçesini duruşma gün ve saatini adı geçen derneğe tebliğe çıkararak yöntemince bu derneğin davaya katılmasını sağlaması için önel vermek taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esasına girerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy