MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 25.3.1986-31.12.2001 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tesbitiyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği Şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu ... sigortalısı olduğu primleri ödenen 25.3.1986-31.12.2001 tarihleri arasındaki iptal edilen sürede ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Kurum bildirimine göre davacının ödediği primlerin karşıladığı süre olan 25.3.1986-31.12.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerenden davacının 1.3.1985 tarihinde 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalısı olarak tescil edildiği 10.3.1985-25.3.1986, 1.1.1992-27.8.1992, 4.8.1995-31.12.1996 tarihleri arasında vergi kaydı, 7.8.1995-5.8.2002 tarihleri arasında Terziler Odası kaydının olduğu, davalı kurumca vergi kaydının olmadığı dönemlerde ... sigortalısı sayılmadığı,davacının 22.4.1985 tarihinden itibaren 12.11.2002 tarihine kadar prim ödediği,1992 affından faydalandığı, davalı Kurum tarafından mahkemeye gönderilen 15.3.2010 tarih ve 271929 sayılı yazıda fazla ödenen primlerin 25.3.1986-31.12.2000 tarihleri arası süreleri kapsadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının ödediği primlerin davalı Kurumca 25.3.1986-31.12.2000 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı yönündeki bildirimin nazara alınarak yazılı şekilde 25.3.1986-31.12.2000 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalısı olduğuna karar verilmesi yerinde ise de, davanın kısmen kabul edildiği nazara alınarak davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının davalıdan alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7.(6100 SK. nun 370/2.)maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının "vekalet ücreti ve yargılama gideriyle ilgili 3. bendinin silinerek yerine" Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.000,00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.000.00TL avukatlık ücretininde davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 52,30 TL. yargılama giderinin red ve kabul oranı dikkate alınarak takdiren 26,15 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.