MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen 08/09/2009 tarih ve 11649850 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava,davacı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen toplam 35.151,22 TL prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,istemin kısmen kabulü ile, Kurum tarafından davacıdan talep edilen prim ve işsizlik primi alacakları yönünden iptal talebinin reddine, işsizlik prim gecikme zammı olarak fazladan talep edilen 114.47.-TL ile prim gecikme zammı olarak talep edilen 1.076,26.-TL’nin toplamı olan 1.190,73.-TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu miktar yönünden kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait işyerinde çalışan sigortalılar ..., ..., ..., ... ve ... ... ...’nın ikame ettiği davalar sonucunda ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin hizmet tespitine ilişkin kararları 19/01/2009 ve 22/01/2009 tarihlerinde kesinleştiği, 04/06/2009 tarihli SGK ... İl Müdürlüğü'nün yazısı ile sigortalılar ... ... ..., ..., ..., ... ve ...'ın 01/06/1986-05/01/2005 tarihleri arasındaki 4148 gün hizmetleri için asgari ücret üzerinden aylık sigorta prim bildirgesinin ve dört aylık dönem bordrosunun 30 gün içerisinde düzenlenerek Kuruma bildirilmesi, aksi halde kurumca resen düzenleneceği davacıya bildirilmiş, davacının bildirimde bulunmaması üzerine bu kez Kurumun 8.9.2009 tarihli yazısı ile davacı işverene 5.138,33 TL prim, 26.709,58 TL prim gecikme zammı, 539.90 TL işsizlik primi ve 2763,41 TL işsizlik primi gecikme zammı olmak üzere toplam 35.151,22 TL borç tahakkuk ettirildiği, 08/09/2009 tarihli borç bildirim yazısının davacıya 15/09/2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 23/09/2009 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Yasa’nın (4958 Sayılı Yasa’nın 37.maddesi ile değişik) 79. maddesinin 13. fıkrası ve 5510 sayılı yasa’nın (5754 sayılı yasa’nın50 maddesi ile değişik) 86/c-7 fıkrası uyarınca; işverenin tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ilgili kurum ünitesine itiraz edilebileceği, itirazın reddi halinde, işverenin kararın tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, prim borcunun davacıya 15/9/2009 tarihinde tebliğ edildiği işverenin kurum ünitesine itiraz etmeksizin 23/9/2009 tarihinde dava açtığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla davacının yukarıda sözü geçen maddede öngörülen prosedüre uymadığı, giderek kurum ünitesine itiraz etmeksizin doğrudan mahkemeye başvurduğu, açık-seçiktir. Hal böyle olunca özellikle kurum ünitesi itiraz komisyonu kararının iptaline yönelik bir davanın açılmadığı ortadadır.
Öte yandan, bu tür uyuşmazlıkların iş mahkemesinde çözümlenmesi için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79. ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 86. maddesinin öngördüğü prosedürün işletilmesinden sonra süresinde dava açılması gerekmektedir.
Yapılacak iş; bu dava, prim borcunun davacıya tebliğinden itibaren kurum ünitesine yapılacak itiraz süresi içerisinde açılmış olduğundan, dava dilekçesinin Kurum ünitesine yapılan itiraz dilekçesi kabul edilerek, dilekçenin Kurum ünitesine gönderilmesi ve bu itirazın sonucu bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.