(1479 S. K. m. 3, 24) (506 S. K. m. 79) (HGK. 03.10.2001 T. 2001/21-627 E. 2001/659 K.)
Dava ve Karar: Davacı, 15.10.1984-30.07.2008 ve 13.2.2001-17.04.2001 arasında 506 sayılı Yasaya tabi süreler hariç 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitiyle 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve yaşlılık aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi K. G. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 15.10.1984-30.07.2008 tarihleri arasında 13.02.2001-17.04.2001 arası 62 günlük 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışma süresi dışında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespiti ile 01.08.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması, yaşlılık aylıklarına tahakkuk edecek faiz haklarının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 15.10.1984 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olan davacının 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmalarının başlaması nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının 12.02.2001 tarihinde terkin edip, vergi kaydına istinaden 01.02.2007 tarihinde tekrar başlatıldığı, 30.10.1984-30.6.2004 tarihleri arasında Birlik Ajanlığı, 01.11.1984-18.05.2006 tarihleri arasında Sicil Memurluğu, 01.07.2004 ve devamı şeklinde oda, 01.10.1984-19.09.1988, 02.05.1989-02.05.1989, 27.04.1992-06.03.1995, 01.02.2007- ve devamı şeklinde vergi kaydının bulunduğu, 15.10.1984-30.07.2008 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık şartlarını taşıdığı, 1992 Affı ve 5510 sayılı Yasanın yapılandırma ile ilgili hükümden yararlanarak borçlarının ödediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık ile esnaf Bağ-Kur sigortalılığının 13.02.2001 tarihinde çakışması nedeniyle hangi kurumdaki çalışmanın esas alınacağı, esnaf Bağ-Kur sigortalılığının devam edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mevzuatımıza göre Çakışan sigortalılık sorununu gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam eden sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin 506 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I. (F) bendinde Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların (K) bendinde ise Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da bir kimsenin 1479 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E:2001/21-627, K:2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
Somut olayda, davacının 15.10.1984 tarihinde başlayan esnaf Bağ-Kur sigortalılığı önceden başlayan sigortalılık olup Mahkemece önceden başlayan ve kesintisiz devam eden esnaf Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanınarak davacının 12.02.2001-01.02.2007 tarihleri arasında esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, çakışan 13.02.2001-17.04.2001 tarihleri arasındaki 62 günlük 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptaline karar verilmeli, yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığının yeniden değerlendirilerek prim borcu bulunup bulunmadığım davalı Kurumdan sorarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy