MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık iş kazası sonucu manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin ,işyerinde veya görevlendirdiği yerde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Dosya içindeki belge ve beyanlardan davacının davalı ... A.Ş.’nin Erzurum Bölge Müdürlüğünde kameraman olarak çalıştığından görevi gereği haber yapmak için Türk Kızılayının yardım konvoyu ile beraber Irakta bulunduğu,20.09.2004 tarihinde Musul kentinde insani yardımın dağıtım işi bitip dönüş sırasında İHA muhabiri ve kameramanın da içinde bulunduğu araca kimliği belirlenememiş kişilerce silahlı saldırı yapıldığı , yaralanan davacının 5 gün iş ve gücünden kalır şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yaralamaya sebep 3. kişi veya kişilerin kasıtlı eylemleri olup davalı işverenin olayda kusurlu veya kusursuz sorumluluk durumunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İşveren çalıştırdığı kişilerin güvenliğinden sorumludur.Her ne kadar olay Irak’ta Kızılay yardım konvoyuna yapılan saldırı sonucu meydana gelmiş ise de haber ajansının konvoyla birlikte gönderdiği kişilere, meydana gelebilecek saldırı olaylarında daha dikkatli davranıp olayın içerisine girmeden güvenli bir yerde haber toplayıp bunu aktarması konusunda gerekli eğitimi verip çalışmasını bu şekilde yapması hususunda talimat vermesi, tehlike doğabilecek yerlere gerekli güvenlik ortamı olmadan göndermemesi gerekirken buna aykırı bir düşünce ile işverenin kusursuz olduğuna ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru değildir.İşverene az da olsa bir kusur verilmesi ve bunun sonucuna göre tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişiler vasıtası ile, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, davacının haber toplamak üzere bulunduğu ve kazanın olduğu Irak’ta alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusur aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlemek, alınan rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.