MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı,eksik işçilik nedeniyle Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, ölçümleme yolu ile tahakkuk ettirilen fark işçiliğe dayalı prim ve gecikme zammına ilişkin Kurum işleminin iptali ile Kuruma 1.765,55TL borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olduğundan usul ve yasaya aykırıdır.
506 sayılı Yasanın 79.maddesi ve diğer hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Kuruma kendisine bildirilen ve bildirilmeyen işçilik yönünde inceleme yetkisi açıkça verilmektedir. 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasadan önce durum bu merkezde olduğu gibi 506 sayılı Yasada değişiklik yapan 4958 sayılı Yasanın 37. ve 49. Maddeleri gereğince de Kurumun ölçümleme hakkının bulunduğu açıktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.11.2001 günlü 2001/965 Esas, 2002/1038 Karar sayılı kararıda aynı yöndedir. Kurum işin genel niteliğini, işte kullanılan teknik yöntemleri, işin büyüklüğünü, tamamlama süresini, işyeri koşullarını, istihkak tutarlarını kısaca işçilik bildirilmesi gereken işle ilgili tüm verileri gözetmek, gerekirse emsalleriyle kıyaslamak, mahallinde işi bizzat denetlemek, savsata işle ilgili tüm verileri dikkate alarak bildirilmesi zorunlu işçilik oranını ve miktarını saptamak yetkisine sahiptir.
Davanın yasal dayanağına ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, davacı şirkete ait köy yolları stabilize kaplama işi işyeri, 12.07.2006-31.09.2006 tarihleri arasında SSK kapsamına alınmış olup, 15.01.2008 gün 1 sayılı Müfettiş Raporu Kuruma eksik işçilik bildirildiğinin tesbiti ile Kurumca en az işçilik miktarı üzerinden hesaplanan ek prim tahakkukunun yapıldığı, davacının itirazı üzerine Kurumca verilen red kararı üzerine süresinde bu davanın açıldığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık davaya konu işyeri nedeniyle davacının Kuruma eksik işçilik bildirimi olup olmadığı varsa miktarının ne olduğunun tesbitine ilişkindir.
Mahkemece, salt konu ile ilgili idari para cezalarına ait itirazların idare mahkemesince reddedildiği gerekçesi ile sonuca gidilmiş ise de varılan bu sonucun eksik incelemeye dayalı olduğu ortadadır.
Yapılacak iş, davacı şirkete ait işyerinde yapılan iş ile ilgili tüm kurum ve ihale belgeleri dosyaya eklenip SSK'ya bildirilmesi gereken işçilik miktarını, gerektiğinde mahallinde yapılacak keşifte konularında uzman inşaat mühendisi, mali müşavir ve deneyimli hukukçu bir bilirkişiden oluşan heyete dava dosyası, işyeri ve konu ile ilgili tüm SSK belgeleri tevdi edilerek söz konusu işyerinde eksik işçilik bildirimi olup olmadığı yönün de bilirkişi heyet raporu alındıktan sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.