İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sahibi olduğu hisselerini 17.07.2001 tarihinde üçüncü bir şahsa devrettiği ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 1998/8-11. aylar arasındaki ödenmeyen prim borçlarının ödenmesine yönelik 06.08.2009 tarih ve 245667 sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
Mahkemece, ödeme emrine konu alacak zamanaşımına uğradığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa'nın 80. maddesindeki süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının 6183 sayılı Yasa hükümleri gereğince bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği, 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde ise kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir. 506 sayılı Yasanın prim alacaklarının tahsiline ilişkin 80. maddesinde 06.07.2004 tarih 5198 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra prim alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasanın 51 ve 102. maddeleri dışında diğer maddelerinin uygulanacağı öngörüldüğünden bu tarihten itibaren prim alacaklarının tahsilinde 10 yılık zamanaşımı uygulanmaya başlanmıştır.
Dava konusu prim borcu 1998/8-11. aylar arasına ilişkin olup olup bu devrede yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 80. ve 6183 sayılı Kanunun 102 maddelerinde belirtilen 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağı, 5198 sayılı Kanunun 11. maddesi ile 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde yapılan değişikliğin 06.07.2004 tarihinden sonra muaccel olan alacaklara uygulanması gerektiği doğrudur. Yukarıda sözü edilen 7 günlük itiraz süresi içinde dava açılmaz ya da dava açılsa da itiraz ve defiler ileri sürülmez ise daha sonra dava konusu alacak hakkında hiçbir mahkemede dava açılamaz itiraz ve defi ileri sürülemez. Zamanaşımı, lehine olan tarafça def’i olarak ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz.
Somut olayda; dava 7 günlük itiraz süresi içerisinde açılmışsa da davacı dava dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır.
Mahkemece işin esasına girilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy