MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı murisi, 2670442, 956441 ve 2663656 sigorta numaralarının ...'a ait olduğunun ve emeklilik aylığını almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, murisinin 1955 ve 1957 yılında, sigortalı çalışmalarının bulunduğunu, 2670442,956441 ve 2663656 sigorta sicil numarasındaki bu sigortalı çalışmalarının muris ...'a ait olduğunun ve ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Davacı ... ve vekili, bordro tanığı bulamadıklarından 27.05.2010 tarihli son duruşmada taleplerini atiye terk ettiklerini bildirmiş, davalı SGK vekili de taktiri mahkemeye bırakmıştır. Talep atiye terk edilmiş olmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 409.maddesi uyarınca hüküm tarihi itibariyle atiye terk talebinden itibaren üç aylık süre geçmediğinden, dosyanın HUMK' un 409 ve devamı maddeleri uyarınca işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde yenileme olmadığı taktirde "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi ve davalıya tam vekalet ücretine taktir edilmesi gerekirdi. Ancak davacı taraf kararı temyiz etmediğinden davanın açılmamış sayılmasına veya esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hallerinde avukatlık ücreti taktiri yönünden bir fark yoktur. Bu bakımdan delillerin toplanması arakararının yerine getirilmesinden sonra karar verildiğine ve temyiz nedenlerine göre tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı SGK yararına vekalet ücretinin yarısı oranında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinin silinerek yerine, “ 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı SGK’ya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.