MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalılardan ...’in temyizine gelince;
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalması nedeniyle kararda yazılı manevi tazminatın isim belirtilmeksizin davalıdan ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davalılardan ... hakkında kurulan hüküm doğru değildir.
Gerçekten, bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerinin tazminat davası, işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilir. Ayrıca, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğidir. Bunların dışındaki kişilerin, maddi ve manevi tazminattan işveren, kusurlu üçüncü kişiler veya asıl işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti.’nde işçi olarak çalışmakta olup, olay günü,iş kazası geçirdiği davalılardan ...’in Davalı şirketin ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...’in davacı işçinin işvereni (asıl veya alt işvereni) olmadığı gibi, hükme esas alınan 28.04.2008 tarihli kusur bilirkişi raporunda da anılan davalıya bir kusur izafe edilmediğinden davacı işçinin iş kazası sonucu oluşan zararından bu davalıyı sorumlu tutmak mümkün değildir.
Hal böyle olunca, Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, hüküm altına alınan manevi tazminattan sorumlu olup olmadığı dahi açıkça yazılmadan nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 13/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.