MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, isteğe bağlı 506 sayılı Yasa sigortalılığını iptal eden kurum işleminin iptali ile 2925 sayılı yasa uyarınca yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı,isteğe bağlı 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile,2925 sayılı Yasa uyarınca kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 01/01/2002-30/04/2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve davacıya 22.08.2006 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 15.06.1983-30.04.1989 tarihleri arasında kesintili olarak 391 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığının, 11.05.1989-07.05.1993 arası 3 yıl 11 ay 26 gün(1436 gün) 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu ... sigortalılığının, 01.01.1999-31.12.2001 arası 540 gün ve 01.09.2003-22.08.2006 arasında 570 gün olmak üzere 1110 gün 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının, 01.01.2002-30.04.2003 tarihleri arasında 480 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 05.03.1984-05.09.1985 tarihleri arasında yaptığı 1 yıl 6 ay (540 gün) askerlik borçlanmasını Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı,toplam 3957 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 26.11.1999 tarihli dilekçesine istinaden 01.01.1999 tarihinde 2925 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortalısı olduğu,04.12.2001 tarihinde verdiği dilekçe ile tarım sigortalılığının terkini ile 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak istediğini Kuruma bildirdiği, Kurumca 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 31.12.2001 tarihinde bitirildiği,davacının 04.12.2001 tarihli talebi üzerine 01.01.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının başlatıldığı,bu sigortalılığının 30.04.2003 tarihinde sona erdiği,bu döneme ilişkin primlerini düzenli ve tam olarak ödediği, 01.09.2003-22.08.2006 tarihleri arasında yeniden 2925 sayılı Yasa’ya tabi tarım sigortalısı olduğu, davacının Kuruma sigortalılık sürelerini 2829 sayılı Yasa’ya göre birleştirilmesi ile birlikte tahsis talebinde bulunduğu,Kurumca 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 31.12.2002 tarihine kadar devam ettiği kabul edilerek, bu döneme ilişkin prim borcu çıkarıldığı ve 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiği, yaşlılık aylığı talebinin de 506 sayılı Yasa gereği 25 yıl sigortalılık süresi,47 yaş, 5150 gün prim ödeme şartları yerine gelmediğinden reddedildiği, Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,01/01/2002-30/04/2003 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine,yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talebin yerinde bulunmadığından reddine karar verildiği, temyiz üzerine Dairemizce,davacının 01/01/2002-30/04/2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ilişkin kararın onandığı, aylık talebi yönünden ise, hizmet birleştirilmesi yapılması halinde davacıya hangi Sosyal Güvenlik Yasası hükümlerine göre aylık bağlanabileceği tartışılıp değerlendirilmeden 506 sayılı Yasa hükümlerine göre inceleme yapılarak, sosyal güvenliğe ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve gerektiğinde resen araştırma yapılması gerektiği de düşünülmeden davacının yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir gerekçesiyle bozulduğu,Mahkemeden, 2829 sayılı Yasanın 8. maddesince davacının hangi Sosyal Güvenlik Yasası (506, 1479, 2925 sayılı yasalar) hükümlerine tabi olarak yaşlılık aylığı talep edebileceğini tespit etmesinin, tespit edilen Sosyal Güvenlik Yasası hükümlerine göre yaşlılık aylığı şartlarını değerlendirerek sonucuna göre karar vermesinin istendiği,Mahkemece bozma kararına uyulduğu,davalı Kurumdan davacının sigortalılık sürelerinin ve aylık bağlanmasında hangi Yasa’nın dikkate alınacağının sorulduğu, Kurumca davacının 506 sayılı Yasa’ya göre 480 gün zorunlu sigortalı süresinin , 960 gün isteğe bağlı sigortalılık süresinin ve 2925 sayılı Yasa’ya tabi 1080 gün sigortalılık süresinin olduğunun aylık bağlanmasında 2925 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan 2829 sayılı Yasanın 8. maddesinde: “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmü düzenlenmiştir. Öte yandan 2925 sayılı Yasa' ya tabi isteğe bağlı sigortalılık dışındaki diğer yasalara tabi isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin, 2829 sayılı Yasanın 8. maddesinde belirtilen son yedi yıllık fiili hizmet süresinin tespitinde, fiili hizmet süresinin içinde değerlendirilemeyeceği, isteğe bağlı sigortalı olunan bu sürelerin sadece yaşlılık aylığı bağlanma hesabında nazara alınması gerektiği hususu da Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan sigortalılığının 1436 gün ile 1479 sayılı Yasa’ya tabi ... sigortalılığı olduğu ortadadır. Hal böyle olunca, yaşlılık aylığı şartlarının 1479 sayılı Yasa hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10. maddesine göre tam aylık için 5.000 gün prim ödeme şartının, kısmi aylık içinde 55 yaş şartının oluşmadığı düşünülmeden, davacının yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.