(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sezai Öztürk tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.012,82 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Halen yürürlükte bulunan ve Resmi Gazetenin 14.12.1984 gün ve 18435 sayılı mükerrer sayısında yayınlanan ve ceza hükümleri hariç yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin verdiği yetkiye istinaden Resmi Gazetenin 9 Kasım 1984 sayısında yayımlanan ana statü ile Türkiye Elektrik Kurumu kurulmuş olup, statünün 3.maddesinde kurumun tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk, hususi hukuk hükümlerine tabi ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu açıklanmıştır. 12.8.1993 gün ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK), Türkiye Elektrik Üretim, İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) unvanı ile İktisadi Devlet Teşekkülü oluşturulmuştur.
TEDAŞ ana statüsünün Teşekkül'ün Amaç ve Faaliyet Konuları başlıklı 4.maddesinde; teşekkülün elektrik dağıtımı, ticareti, elektriğin dağıtımı için gereken her türlü etüd projeler ile inşaat ve tesisleri yapmak, elektrik artış tarifelerinin belirlenmesini sağlamak, Müessese ve Bağlı Ortaklıkların bütçeleri ile fiyat, tarife ve yatırımlarının genel ekonomi ve enerji politikalarına uyumunu sağlamak olarak tanımlanmış ayrıca son cümlede bu amaç ve faaliyetlerini doğrudan doğruya, İşletme, Bağlı Ortaklık, İştirak ve diğer birimler eliyle yerine getireceğini söylemiştir.
Yüksek Planlama Kurulu'nun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı Kararı ile kabul edilmiş olan Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Strateji Belgesinde yer alan eylem planı çerçevesinde Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ.'nin özelleştirme hazırlık çalışmaları sürdürülmekte olup, bu kapsamda söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan 21 adet görev bölgesinin şirketleştirilmesi ile ilgili olarak, 4046 sayılı Kanunun 4. maddesi çerçevesinde 14 adet şirket kurulmuştur.
Tamamı TEDAŞ'a ait Denizli, Aydın ve Muğla Elektrik Dağıtım Müesseselerinin birleştirilerek üç müesseseden oluşan ve merkezi Denizli olan Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin kurularak Ticaret Sicil Gazetesi'nin 09.03.2005 tarihli nüshasında yayınlanarak faaliyete geçtiği, her üç müessesenin de ayrı ayrı tüzel kişiliklerinin bulunup davacının çalıştığı Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş. Muğla Müessesesinin Muğla Ticaret Siciline kayıtlı bulunduğu ve merkezinin Muğla olduğu ancak özelleştirme kapsamına alınarak müesseselerin tüzel kişilikleri sona erdirilip il müdürlüğüne dönüştürülerek 27.01.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davanın açılmasına sebep olan iş kazası 3.8.2004 tarihinde Muğla ili sınırları içerisinde meydana gelmiştir. Olayın meydana geliş şekli ve yeri itibari ile sorumluluğun Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne ait olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.
Ne var ki davacı davasını, dava dışı şirketle hukuki bağı bulunan TEDAŞ'a da yöneltmiş; bu davalı tarafından husumet definde bulunulmuştur.
Gerçekten, Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş., TEDAŞ Genel Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Elektrik hizmeti ile ilgili ana kuruluş TEDAŞ'tır. Ancak, hizmetin kolaylıkla, daha etkin ve kaliteli yürütülebilmesi için bölgeler ve bu bölgelerde yine sermayesinin tamamının TEDAŞ'a ait olduğu tüzel kişilikler oluşturulmuştur. Şu hale göre; sözü edilen iki şirketin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunda kuşku ve duraksama yoktur.
Öte yandan, dava dilekçesi TEDAŞ Muğla Elektrik Dağıtım Müessesi Müdürlüğü'ne tebliğ edilmiş ise de davanın bu Müdürlüğün bağlı bulunduğu Menderes EDAŞ vekili Yusuf Zar tarafından takip edilmesi nedeniyle davanın gerçek hasım Menderes EDAŞ'ın katılımıyla sürdürüldüğünün ve böylece taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında sonuç olarak, mahkemece davacının maddi ve manevi zararların belirlenerek gerçek hasım Menderes EDAŞ yönünden hüküm kurulması ve TEDAŞ Genel Müdürlüğüne yöneltilen davanın da husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve üstelik karar başlığında birden fazla davalı olmasına karşın hükümde yazılı maddi ve manevi tazminatın hangi davalıdan alınmasına karar verildiği açıkça yazılmadan davalıdan alınmasına karar verildiğinin yazılması suretiyle infazında şüphe ve tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulması, davalı olarak karar başlığında Menderes EDAŞ'ın gösterilmesi gerekirken tüzelkişiliği ve taraf sıfatı bulunmayan TEDAŞ Muğla Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre; manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Somut olayda, mahkemece reddine karar verilen maddi tazminat istemi bulunmaması ve manevi tazminatın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davalı yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin miktarı davacı yararına hükmedilecek avukatlık ücreti miktarını (1.000,00 TL'yi) geçemeyeceği halde 1681,54'er TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi doğru değildir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ve davalıların manevi tazminatın miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy