MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 8.8.2002 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 8.8.2002 tarihinde geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu yönden YHGK’nun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği gibi “…….. yerel mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkememin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlülüğü oluşur. Bu ilke, usul kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. O halde Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu yönde işlem yapmak zorundadır….” Mahkeme işveren davalı ... Ticaret ( ...) dava dilekçesi ve duruşma günü ilanen tebliğ edilmiş ise de, bu tebligatta esas olan ikamet adresinin tespiti için yapılan C.Savcılığı araştırmasında davalının oturduğu belirtilen “... Mah., ... Cad., ..sokak, ... Evleri J/111-11 ... /...” adresine gidildiğinde belirtilen sitede daire numaralarının 9 (dokuz’a) kadar olduğu, 11 nolu dairenin olmaması ve cevrede yapılan araştırma ile de davalının 3 yıl önce nakilsiz olarak taşındığı ve yeni adresinin bilinmediği açık olarak belirtildiği halde, bu adrese ilanen tebliğ yapılarak taraf teşkili sağlanmış gibi sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; davada taraf teşkilinin mahkemece resen nazara alınacağı yasa hükmü gereğince davalı işveren ...’ın dosya içerisinde bulunan nüfus kimlik bilgileri ile ilgili Nüfus Müdürlüğünden Mernis kayıtlarında bulunan son ikametgah adresinin tespiti yapıldıktan sonra, tespit edilecek bu adrese Tebligat Kanununda yer alan tebliğ hükümleri gereğince tebligat yapıp HUMK’nun 73. maddesine uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarıın incelenmesine şimdilik yer olmadığına,13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy