MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 31.3.2004- 5.6.2006 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 31.3.2004-5.6.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 1.1.2005-31.3.2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak toplam 390 gün çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 31.3.2004 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, hizmet bildirilmediği ücret, mesai formunda girişin 31.3.2004, işten çıkış tarihinin 31.3.2006 olduğunun yazıldığı 31.1.2005, 31.12.2005 31.3.2006 tarihlerinde ücret ödendiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, mahkemece dinlenen tanıklardan ... ile ...'ın dönem bordrolarında davacı ile birlikte bordroları geçmiş çalışanlar olduğu ve davacı ile 31.3.2004-5.6.2006 tarihleri arası çalıştıklarını beyan ettikleri diğer tanıklarında davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla bordro tanıkları ile işyeri tanıklarının beyanları nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacıya 31.3.2004- 31.12.2004, 31.3.2006- 5.6.2006 tarihleri arasında ücret ödemesine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.