MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yetim aylığının tekrar bağlanmasına,aksi yöndeki Kurum işleminin ve Kurum tarafından yapılan takibin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının eşinden 04.05.2004 tarihinde muvazaalı olarak boşandığının davalı Kurumca tespit edilmesi üzerine 24.10.2008 tarihinden itibaren babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile 2010/513 esas sayılı takibin iptaline ve yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece tanık beyanları nazara alınarak davacının boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşadıkları belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının ... Aile Mahkemesinin 04.05.2004 tarih ve 2004/291-581 Esas ve Karar sayılı kararları ile eşi ... ...'ten anlaşmalı olarak boşandığı, davacıya 27.12.1995 tarihinde ölen babasından dolayı 24.10.2008 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, ... kontrol memurluğunun 12.03.2009 tarihli tahkikatı sonucu hazırlanan raporda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı sonuç ve kanaatine varılarak maaş bağlama işlemi iptal edilerek aylığının kesildiği ve ödemelerin 5510 sayılı Kanunun 96.maddesine göre ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/513 Esas numaralı takip dosyası ile geri istendiği, davacının bu tarihe itiraz ettiği ve takibin kaldırılmasını istediği görülmüştür.
Mahkemece dinlenen tanıklardan ...'nın davacının oturduğu evi satın alan kişi olduğu, davacının evden çıkmasını istediği aralarında niza bulunduğu, tanık ...'ın mahalle muhtarı olup, yoklama memuruna ifade de davacının eşi ile birlikte yaşadıklarını öğrendiğini beyan ettiği, ...'ın ise ...'ın aynı eve gelip gittiğini söylediği, diğer iki tanık ... ile ...'ın ifadelerinde boşandıktan sonra eşini hiç görmediklerini söyledikleri, tanık ... ile davacının çocuklarının kavgasından Cumhuriyet Savcılığınca 12.03.2009 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, boşanma dosyasında 23.03.2004 tarihli Emniyet Müdürlüğü tutanağında eşi ... ...'ün bir başka mahallede kardeşi ile birlikte kaldıklarını belirledikleri görülmektedir.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanununn 56.maddesindeki "eşinden boşandığı halde eşiyle birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocuklara bağlanmış olan gelir ve aylıkların kesileceği", 96.maddesinde ise "bu kişilere ödenmiş usulsüz ödemelerin geri alınacağı" hükmüdür.
Mahkemece davacının ve eşinin nüfusa kayıtlı olduğu Nüfus Müdürlüklerinden, Zabıtadan (Emniyet, Jandarma) Yüksek Seçim Kurulundan, ilgili muhtarlıklardan adres tespiti yapılarak, su, ..., doğalgaz makbuzları getirtilerek bu makbuzlardaki adresler ile yukarıda belirlenecek ilgili yerlerden sorulacak adresler ile karşılaştırma yapılarak davacı ile eşin fiilen ayrı yaşayıp, yaşamadıkları yaşıyorlarsa ne zamandan beri yaşadıkları saptandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.