MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde Ocak 2004-Mayıs 2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar ile dahili davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 2004 yılı Mayıs ayından 2007 yılı Mayıs ayına kadar davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalılar tarafından işletilen işyerinde ;01/05/2004 - 30/06/2004 arası 60 gün, günlük 18,32 TL,01/07/2004 - 31/12/2004 arası 180 gün, günlük 14,80 TL,01/01/2005 - 31/12/2005 arası 360 gün, günlük 16,29 TL,01/01/2006 - 31/12/2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL,01/01/2007 - 01/05/2007 arası 120 gün, günlük 18,75 TL ücretle sigortasız olarak çalıştırıldığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının davalı işverene ait işyerinden SGK'na bildirilen sigortalı çalışması bulunmadığı, davalılara ait Dağlılar Hotel işyerinin 01/01/1991 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, 08/02/2008 tarihinde faaliyeti terk ettiği, davalı işyerinde çalıştığı anlaşılan ...'ın davacının uzun süre davalı işyerinde çalıştığını ancak hangi tarihte girdiğini bilmediğini beyan ettiği, dinlenen diğer tanıkların zabıtaca (emniyet, jandarma) tespit edilen komşu işyeri tanıkları veya dönem bordrosu tanıkları olmadığı görülmektedir.
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş, tespiti istenen dönem içerisinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan bir denetim olup olmadığını sormak, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ... ve ...'ya iadesine, 20/032012/ gününde oybirliğiyle karar verildi.