MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava,iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece SGK müfettiş raporunda işverenin kusursuz olduğu saptandığından ve davacının da maluliyeti bulunmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
Beden tamlığı bozulan işçinin duymuş olduğu acı ve üzüntünün giderilmesi için manevi tazminat isteminde bulunabileceği ortadadır. Borçlar Kanununun 47. maddesi ve 26.6.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem, 2-Zarar 3-Zarar ile eylem arasında illiyet bağı 4-Eylemin Hukuka aykırı olması 5- İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur.
Gerçekten davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 22.12.1999 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu kaza sonrasında SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 30.11.2007 tarihli, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 25.04.2008 tarihli ve Adli Tıp Genel Kurulu'nun 07.05.2009 tarihli raporlarında, davacının maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği görülmektedir. Öte yandan davacının iş kazası geçirdiği ve bu iş kazası nedeniyle sağ ön kol çift kırığı arızasının oluştuğu SGK müfettiş raporu ile de sabittir. Bu durumda davacının geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti bulunmasa bile iş kazasına maruz kaldığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu ve sağlam insana göre maluliyet oranı olmasa dahi üzüntü ve elem duyacağı ruh bütünlüğünün ihlalinin de cismani zarar kavramına dahil bulunduğu söz götürmez. Bu halde ve özellikle yukarıda anılan koşulların oluştuğu taktirde tarafların kusurları da dikkate alınarak makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerce, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak ve özellikle işyerinin niteliği, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddeleri incelenmek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı saptanarak verilen kusur raporu dosyadaki bilgi ve belgeler ile işverenin risk nazariyesine göre sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hep birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy