MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1989-1.4.1995 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ait işyerinde, 1989-1999 yılları arasında sürekli çalıştığını ileri sürerek eksik bildirilen 1989-01.04.1995 tarihleri arasındaki sürenin tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın husumetten reddine ilişkin olarak verilen 28.12.2004 tarihli karar Dairemizce davalı Vakfa husumet yöneltilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda davacının, 01.04.1995 tarihinden itibaren SGK'na bildirildiği 31.03.2000 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalışmaya devam ettiği, çalışmasının başka bir işyerinde çalışmayla kesintiye uğramadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Davalı işverenden davaya konu 1989-1995 yılları arasındaki işyeri ve ödeme belgeler istenmiş gönderilmemiştir. Davalı Vakfın faaliyet gösterdiği,Malkara Devlet Hastanesinde 1989-2000 yılları arasında görev yapan çalışanlar listesinde adı geçen hastane müdürü, baştabip ve çalışanlardan dinlenen tanıklar davacının bu işyerinde 1989 yılı başından itibaren aralıksız çalıştığını doğrulamıştır. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi gereği bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir ise de, davacının 1989 yılı başından itibaren başka bir işverenin işyerinde çalışmaksızın iş aktinin sona erdiği tarihe kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığı kayıtlı tanıklarının beyanlarından açıkça belli olduğunagöre aynı işverene ait işyerindeki hizmet akti, 1989 yılı başından itibaren kesintisiz olarak devam ettiğinden ve davalı işverence verilen 1.4.1995 tarihli işe giriş bildirgesi 1989-31.3.1995 tarihleri arasındaki dönem yönündende hak düşürücü süreyi keseceğinden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Yargıtay HGK'nun 23.6.2004 tarihli 2004/21-369 E., 2004/317 K.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.