MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, uğradığı iş kazası nedeniyle tahsis olunan maaşın 15.8.2007 tarihinde başlatılması gerekirken 1.5.2009 tarihinde tahsis yapılması nedeniyle arada oluşan ödenmeyen maaş farklarının yasal farklarıyla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2 maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacıya 15.08.2007 tarihinden itibaren gelir bağlanması gerekirken 01.05.2009 tarihinden itibaren gelir bağlanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödenmeyen 20.000,00TL fark gelirin hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 21.03.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası olayının davacının 15.8.2007 tarihli dilekçe ile SGK. na başvurarak bildirmesi üzerine Kurumca 04.02.2009 tarihli Kurum müfettişinin raporu üzerine iş kazası olarak kabul edildiği,Kurum Sağlık Kurulunun 09.1.2009 tarihli kararı ile 30.04.2009 tarihli ... Atatürk Devlet Hastanesinin raporuna istinaden davacının %100 oranında sürekli iş göremez olduğuna karar verildiği,rapor tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2009 tarihinden itibaren davacıya 506 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca gelir bağlandığı davalının S.B. ... Atatürk Devlet Hastanesinde 21.3.2007-16.4.2007 tarihleri arasında yatış kaydı olduğu, ancak geçici iş göremezlik geliri bağlanıp bağlanmadığının dosya içeriğinden tespit edilemediği anlaşılmatadır.
İş kazası yada meslek hastalığı nedeniyle, geçici iş göremezlik, 506 sayılı Yasanın 16 ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, iş kazası yada meslek hastalığı sonucu iş göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında iş kazasının olduğu, yada meslek hastalığı nedeniyle tedavisinin başladığı tarihten tedavisinin bitimine kadar, geçici iş göremez duruma düştüğü her gün için 506 sayılı Yasanın 89. maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre bir ödenek verilir. Sigortalının iş göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur. Ancak kusur durumu ve zararın oluşumuna veya artmasına sigortalının katkısına göre % 50'ye kadar geçici iş göremezlik ödeneği azaltılabilir. S.G.K'ca kazalı sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, zarar hesabı olay tarihinden itibaren yapılmış ve sürekli iş göremezlik geliri olay tarihinden itibaren bağlanmış ise SGK'ca birikmiş aylıklar ödenirken mükerrer ödemeye yol açmamak için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği birikmiş aylıklardan indirilerek ödeme yapılacağından, bu gibi durumlarda kazalı işçinin gerçek zararından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin düşülmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/21-1024 Esas, 2001/1021 Karar nolu 14.11.2001 günlü kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacıya 21.03.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediği araştırılmadan %100 oranında sürekli iş göremez duruma geldiğini belirleyen rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren sürekli işgöremezlik geliri bağlanması yönündeki Kurum işleminin yerinde olduğunun kabulü ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacıya iş kazası nedeniyle geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediğini Kurumdan sormak, ödenmediğinin tespit edilmesi halinde davacıya olay tarihinden itibaren sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gerekir ise de taleple bağlı kalınarak 15.08.2007 tarihinden itibaren sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy