MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 20/12/1998-31/12/2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle,işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ile ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalılara ait işyerinde 20/12/1998-31/12/2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının davalı işverenlerden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece,hizmet tespiti isteminin kısmen kabulü ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa yüklenilen ve verilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Somut olayda, işçilik alacaklarından davalı ... Bakanlığının sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken davacının kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin taleplerinin ... yönünden ıslahen kabulüne denilmek suretiyle infazda tereddüde yer verecek şekilde hüküm kurulması,buna ilişkin bendin sonunda tahsiline denilmesi gerekirken taksimine denilmesi ve hüküm fıkrasının 2.bendinin a)fıkrasının iki kez yazılarak ilk yazılan fıkranın eksik bırakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2-a) sırası altında ilk yazılan ve eksik kaldığı açıkça belirli olan a) bendinin silinmesine, mükerreren 2-sıra numarası altında yazılan bentte yer alan, "İşçi alacağı yönünden ise, davacının Kıdem tazminatı, İhbar tazminatı,yıllık ücretli izin taleplerinin ... yönünden Islahen KABULÜNE," sözcüklerinin silinerek yerine,"Davacının işçilik alacaklarına yönelik taleplerinin ... yönünden KABULÜ ile,2.662,20 TL kıdem tazminatı, 594,01 TL ihbar tazminatı ve 1.145,60 TL yıllık ücretli izin alacağının davalı ... Bakanlığından tahsiline," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, aynı bendin sonunda yer alan "taksimine" sözcüğünün silinerek yerine,"tahsiline" sözcüğünün yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 22/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy