MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, yerel mahkeme 29.01.2010 tarihli ek kararıyla temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar vermiş, red kararının yine davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Yerel Mahkeme, davalılar vekilinin temyiz isteminin, temyiz harç ve masraflarının tamamlanmasına ilişkin muhtıranın tebliğinden itibaren 7 günlük kesin süreye uyulmaması nedeniyle reddine karar vermiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi çerçevesinde eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. (H.G.K'nun 1.10.1969 gün ve 1969/2-47-719, 30.11.2005 gün ve 2005/5-634-680, 9.5.2007 gün ve 2007/12-278-249 Esas Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
Somut olayda; bu gereklere uygun bir muhtıra çıkarılmadığı, muhtıra konusu eksikliklerin mahkeme veznesine yatırılması gerektiği halde "dosyamıza yatırılması " denilerek muhtıra içeriğindeki eksikliklerin yatırılma mercii açıkça belirtilmeden, bakiye ilam harcı, temyiz nispi harcı, posta masrafı ve tebligat giderinin 7 gün içinde yatırılmasına ilişkin muhtıranın davalılar vekiline 13.1.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davalılarca muhtıra gereğinin 7 günlük kesin süre geçtikten sonra 26.1.2010 tarihinde geç yerine getirilmesi üzerine Yerel Mahkemece 29.1.2010 tarihli ek kararla davalıların temyiz talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilince bu kararın süresinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece usulüne uygun olarak çıkartılmayan muhtıranın davalılarca kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi nedeniyle 29.1.2010 tarihli temyiz dilekçesinin reddi kararı usul ve yasaya uygun olmayıp, davalıların kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilmekle; Mahkemenin 29.01.2010 tarih ve 2008/257-2009/875 E.K sayılı “temyiz dilekçesinin reddine” ilişkin kararı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/5. Maddesi uyarınca bozularak kaldırılmakla, asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmektedir.
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 30.12.2009 tarihli kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy