MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden ... maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplana deliller hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
Dava 10.7.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu bedensel zarara uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 12.772.38 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın davacının maluliyeti ve tarafların kusur oranı gözetildiğinde fazla olduğu ortadadır.
2-Davacı temyizine gelince ;
Mahkemece hükmüne esas alınan hesap raporunda, olay tarihinden itibaren maddi zararın hesaplanarak 3.095.96 TL’ lik geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanan maddi zarardan indirilmek suretiyle maluliyet oranı ve tarafların kusur durumu dikkate alınarak karşılanmamış 22.669.07 TL’ maddi zararın bulunduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece maddi zarar olarak hesaplanan 22.669.07 TL üzerinden taktiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 15.868.34 TL zarar miktarından maddi yanılgı sonucu yeniden davacıya ödenen 3.095.96 TL geçici iş göremezlik ödeneğini düşmek suretiyle maddi tazminatın eksik hesaplandığı anlaşılmaktadır. Geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanan maddi zarardan mükerrer indirilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.