MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1996 yılından itibaren itibaren dava tarihine kadar 2926 Sayılı Yasa'ya göre Tarım ... sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 01.05.1997-31.12.1997 ve 01.07.2001-13.05.2011 tarihleri arasında Tarım ... sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Ancak; prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde tarım ... sigortalılığının kesintiyi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 16.04.1997, 20.06.2000, 18.05.2004 ve 2010 yılı 8. ayında prim kesintilerinin bulunduğu, başkaca ürün teslimi ya da prim kesintisi bulunmadığı, 30.06.2000 tarihinden itibaren Dinar ... Ekicileri Kooperatifi, 20.08.2001 ve Sandıklı Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, başkaca üyeliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının, prim kesintileri dikkate alınarak 01.05.1997-31.12.1997 dönemi için verilen tespit kararı yerinde ise de prim kesintisinin Kooperatif ve oda kaydının bulunduğu tarihlere göre 01.07.2000 tarihinden 13.05.2011 dava tarihine kadar olan dönemde Tarım ... sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.