MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.7.1986 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları dışında zorunlu tarım ... sigortalısı veya kabul edilmediği takdirde terditli olarak isteğe bağlı tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.7.1986 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları dışında zorunlu tarım ... sigortalısı veya kabul edilmediği takdirde terditli olarak isteğe bağlı tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.7.1986-25.11.2009 tarihleri arasında kesintisiz tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacının yasal faiz isteme hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Gerçekten tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.7.1986 tarihinde tarım ... sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, ikrazatçılık nedeniyle vergi kaydının bulunduğu 01.01.1989-31.1.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı tescilinin bulunduğu, Kurumun tarım ... sigortalılığını 1479 sayılı Yasa kapsamındaki uzun süreli çalışması nedeniyle 31.12.1988 tarihinde durdurduğu, daha sonra 1.6.1996 tarihinde başlayan ve halen devam eden tarım ... sigortalılığını yargılama aşamasında 1.10.1994 olarak düzelttiği, davacının 17.6.1992 tarihinden itibaren Gölmarmara Ziraat Odası, 24.1.1996 tarihinden itibaren Kumkuyucak Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunduğu, 15.5.1994 tarihinden itibaren prim kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının, ikrazatçılık nedeniyle vergi kaydının bulunduğu 01.01.1989-31.1.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı tescilinin bulunduğu ve bu döneme yönelik prim borcunu 1998 yılında bitirdiği, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığa esas vergi kayıtlarının sıhhati üzerinde herhangi bir çekişme bulunmadığı gibi bu döneme yönelik sigortalılığının iptaline dair herhangi bir karar da bulunmadığı halde mahkemece, kolluk tarafından yapılan araştırma ve tanık beyanları esas alınarak yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle davacının bu dönemde çiftçi olduğunun kabulü ile 2926 sayılı Yasa'nın 6/b bendine aykırı bir biçimde davacının 1.7.1986-25.11.2009 tarihleri arasında kesintisiz tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değildir. Yasa'nın 6/b maddesine göre 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmanın başladığı tarihten bir gün önce tarım ... sigortalılığının sona ereceği Yasa hükmü gereği olduğu gibi davacı da 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini istediğinden karar bu haliyle HUMK'un 74.maddesinde yer alan "taleple bağlılık ilkesine" de aykırıdır.
Davacının tarım ... sigortalılığını durduran 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalar 01.01.1989-31.1.1991tarihleri arasında olup uzun sürelidir. 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davacının 31.1.1991 tarihinden sonraki ilk prim ödemesi 15.5.1994 tarihli olup Kurumun davacının tarım ... sigortalılığını 1.6.1994 tarihinde başlatması doğrudur. Davacının 1.7.1986-31.12.1988 ve 1.6.1994 tarihi ve sonrasındaki tarım ... sigortalılığı Kurumun da kabulünde olduğundan bu dönemler yönünden hüküm kurulmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.
1.2.1991-31.5.1994 tarihleri arasındaki döneme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyada bulunan hesap özetlerine göre davacının 1.7.1986-25.11.2009 tarihleri arasında kesintisiz tarım ... sigortalısı kabul edilmesi halinde prim borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 1.2.1991-31.5.1994 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan primleri hangi tarihte ödediği araştırılmamıştır.
Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece, Kurumdan, davacının 1.2.1991-31.5.1994 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan primleri hangi tarihte ödediği sorularak Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde davacının bu dönem yönünden tarım ... sigortalısı sayılıp sayılmayacağının kararda tartışılmaması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, 1.7.1986-31.12.1988 ve 1.6.1994 tarihi ve sonrasındaki döneme yönelik tarım ... sigortalılığı, Kurumun da kabulünde olduğundan bu dönemler yönünden hüküm kurulmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından bu dönemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek, Kurumdan davacının 1.2.1991-31.5.1994 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan primleri hangi tarihte ödediği ( prim aflarından yararlanıp yararlanmadığı ile birlikte )sorularak Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde davacının bu dönem yönünden tarım ... sigortalısı sayılıp sayılmayacağını tartışmak ve buna göre yaşlılık aylığı koşulları bulunup bulunmadığını belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.