MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 8.640.00 TL tedavi giderinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Kardiyoloji servisinde yapılan inceleme ve tetkikler sonucu yerleştirilen iki adet ilaç salınımlı stent bedeli olan 8.640.000 TL'nin 17.2.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.640.000 TL iki adet ilaçlı stend bedelinin, davalı Kurum'dan talep tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davacının kalp rahatsızlığı nedeniyle hastanece yapılan tedavisin de ilaç salınımlı stent kullanıldığı ve bu malzemenin ortez niteliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının bu tedavi giderini Kurum'dan isteyip isteyemeyeceği noktasındadır.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasa'nın 32. ve devamındaki maddelerdir. Anılan Yasa'nın 34/son maddesinde Kurum'un, sigortalının iyileşmesine yarayacak, yahut iş göremezliğini az çok gidermesi için gerekli görülecek protez, araç ve gereçleri, maddede belirtilen süreler ile bağlı olmaksızın sağlamak, onarmak ve tespit edilen süre ve şartlarla yenilemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü gibi; protez araç ve gereçlerin temini konusunda yasa iki şart öngörmüş ve bunu “sigortalının iyileşmesine yarayacak” olma veya “iş göremezliği az çok giderecek” olma ifadeleri ile belirtmiştir. Aynı hüküm Yasanın Ek 32. maddesinde de yer almaktadır. Söz konusu hükümlerle, sigortalının iyileşmesine yada iş göremezlik derecesine olumlu yönde katkısı olmayacak, hayati önemi haiz olmayan veya kişinin hayatını idame ettirmesi için zorunlu olmayan, protez, araç ve gereçlerin Kurum'ca karşılanmasının mümkün olmadığı ifade edilmekle, yapılacak sağlık yardımlarının kapsamı ve amacı bu şekilde belirlenmiş olmaktadır.
Dosyadaki 27.3.2011 tarihli kardiyoloji uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda "ilaç salınımı yapan stentlerin diğerlerine kıyasla avantajlarının etkin bir şekilde damarın tekrar tıkanmasını ve yeniden girişim oranlarını azalttığı yönünde olduğu,ilaç kaplı stentlerin normal metal stentlere göre en önemli üstünlüğünün restenoz riskinin anlamlı derecede az olması nedeniyle hastalarda tekrar girişim ve tekrar revazkülarizasyon gereksinimini daha düşük olduğunu kullanılan ilaç salınımı yapan stent, uygulanan damar çapı ve uzunluğu dikkate alındığında normal ve ilaç salınımı yapmayan stentlere göre daha avantajlı olan grupta olduğu, ilaç salınımı yapmayan stentlere göre söz konusu avantajlarından dolayı tercih sebebi olabildiği" belirtilmiştir.
Buna göre davacıya uygulanan tedavi ve takılan stent ve çeşitleri ile davacının hastalığının tekrarlamasını önleyerek yaşamını sürdürebilmesi yönünde tıbbi gereklilik ve yaşamsal önemde olduğu görülmektedir.
Yapılacak iş; piyasa araştırması yaparak en uygun ilaç salınımlı stendin bedelini tespit edip sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.