MAHKEMESİ:... Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından düzenlenen ödeme emrinin ve başlatılan takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Kurumun temyizine gelince ;
Dava, davacının üst düzey yönetici olduğundan bahisle gönderilen ... A.Ş’nin 2005 yılı 8. döneme ilişkin prim ve gecikme zammına dayalı bulunan ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacının ihtilaf konusu dönemde borçlu şirketi temsil ve ilzama yönelik imza yetkisinin bulunduğu davacının prim borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karar davalı Kurum vekili tarafından %10 oranındaki icra inkar tazminatına karar verilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi oluşturmaktadır. Anılan madde ile Kurum alacakları için 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesi hükmü uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı 7 gün içerisinde dava açabilme olanağı bulunmaktadır.
Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayalı açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, “böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir.
Davacıya ödeme emri 30.6.2010 tarihinde tebliğ edilmiş dava yasal yedi günlük süre içinde 7.7.2010 tarihinde açılmış olmakla birlikte davacını 2005 yılı 8.dönem itibariyle şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olduğu görülmekle davanın reddine karar verilmesi doğrudur.Ancak davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde; itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağının %10 zamlı olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca da yerel mahkemece davanın reddi sebebiyle kamu alacağının % 10 zamlı olarak tahsil edilmesine karar verilmek gerektiği göz ardı edilerek,kurum yararına haksız çıkma tazminatına hükmedilmemesi isabetsiz olmuştur.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK 370/2.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına “takip konusu alacağın %10 oranındaki haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine “sözcüklerini yazılmasına hükmün değiştirilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 6.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.