MAHKEMESİ:... Mahkemesi
Davacı, ... kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, ... kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar vermiştir.
Dava konusu olayın 11.10.1999 tarihinde meydana geldiği, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'in bulunulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılıp açılmadığı noktasındadır.
İşverenin ... kazalarından doğan tazminat sorumluluğu B.K.’nun 332. maddesi gereğince hizmet akdinden doğan işçiyi koruma ve gözetme yükümlülüğüne ve 1475 sayılı eski ... Kanunun 73. , 4857 sayılı yeni ... Kanunun 77. maddesinde öngörülen ... güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranmasından kaynaklanmaktadır. Sorumluluğun yasal dayanağı itibariyle işverene karşı dava açılan B.K.’nun 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 11.10.1999 tarihinde meydana geldiği, manevi tazminat istemli davanın ise 17.03.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, B.K.’nun 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından sonra manevi tazminat istemli davanın açıldığı ortadadır.
Mahkemece, süresi içerisinde davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i kabul edilerek, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.