MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, diğer davalı ... Temizlik Ürünleri Ve Ambalaj Sanayi Tic. AŞ'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı işverence zamanında yapılan bildirimlerin, Kurumca kayıtlara işlenmemesi nedeniyle, davacının haklı olarak dava açtığı, dava devam ederken Kurumun hatalı işlemini düzelterek, davalı işverence davacı lehine bildirilen çalışmaları kayıtlara işlediği, buna göre davanın konusuz kaldığı görülmüştür.
Mahkemece; davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği anlaşıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olduğu anlaşılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkemenin yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği," aynı Kanunun 331/1. maddesinde de; "Davanın konusuz
kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği" belirtilmiştir.
Davacının çalışmaları hizmet cetvelinde görülmediğinden dava açmakta haklı olduğu, davalılardan işverenin zamanında çalışmaları Kuruma bildirmesi karşısında dava açılmasına sebebiyet vermediği, dava açılmasına sebebiyet verenin kendisine yapılan bildirimleri zamanında kayıtlara işlemeyen davalı Kurum olduğu anlaşılmıştır.
O halde, davacının çalışmaları ile ilgili zamanında bildirimde bulunan davalı işverenin de yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, yargılama giderlerinin tamamından davalı Kurumun sorumlu olduğunu belirtmek suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 4. bendindeki, "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin silinerek, yerine; "davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından" sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ... Temizlik Ürünleri Ve Ambalaj Sanayi Tic A.Ş.'ye yükletilmesine, 30.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.