MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 15.02.1991-03.10.2000 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tesbitiyle 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.02.1991-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalı olduğunun tespiti ile bu döneme ait prim borçlarının 6111 Yasa kapsamında ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı Kurumca süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Yerel Mahkemece; "yetkisizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın yetkili Düziçi Asliye Hukuk (İş) mahkemesine gönderilmesine " karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, "İş Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK'da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; "Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir"."Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak" şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenir bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.09.2008 tarihli giriş bildirgesi ile davacının 04.10.2000 tarihinden itibaren 1379 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 1479 sayılı Yasanın ek 19 maddesi gereğince davacının sigortalılığının 04.10.2000 tarihinden itibaren durdurulduğu, 01.03.2008 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığı, anlaşılmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlık Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Davaya konu Kurum işlemi ... İl Müdürlüğünce yapılmıştır. Uyuşmazlığa konu Kurum işleminin bu şube muamelesinden kaynaklanmış olması karşısında, o yer iş mahkemesi yetkili kabul edilmelidir.HGK'nun 2008/10-329 E.2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamıda bu yöndedir.Hal böyle olunca yerel mahkemenin davanın esasına girip sonucuna göre karar vermesi gerekirken yetkisizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy