MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 10.10.1987-dava tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, çakışan SSK hizmetinin iptali ile 10.10.1987 tarihinden dava tarihi olan 02.06.2011 tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini ve 6111 sayılı Yasadan yararlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın 17.05.2011-02.06.2011 tarihleri arasında zaten Tarım ... tescili olduğundan bu döneme ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, ancak 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasına; 10.10.1987-17.05.2011 tarihleri arasında oda kaydı bulunması çiftçiliğine karine sayılsa da prim kesintisi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Resmi Gazetenin 25.2.2011 tarih ve mükerrer 27857 sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve GenelSağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesindeki düzenleme;
1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir” şeklindedir .
Bu düzenleme karşısında sadece Kasım 2010 tarihinden öncesine ait prim borçlarının Yasa gereği yapılandırılması mümkün iken, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 17.05.2011 tarihinden sonra doğan borçlar yönünden talebin reddine karar vermek yerine 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK.nın 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının silinerek, yerine;
“ Davacının ispat edilemeyen davasının reddine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tefhiminden itibaren 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 06.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy