MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 31.1.1990- dava tarihi arasında zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilleri kanuni gerektirici nedenlere davalının temyiz itirazlarının kabulü gerekir.
2-Dava, davacının SSK sigortalılığı nedeniyle silinen Tarım ... sigortalılığının terkin tarihi olan 30.1.1990 tarihinden dava tarihi olan 25.7.2011 tarihine kadar orunlu sigortalılık süreleri dışlanmak suretiyle Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 30/1/1990-9/04/2011 tarihleri arasındaki; 1990 yılından 44 gün, 1997yılından 55 gün, 1999 yılından 153 gün, 2000 yılından 136gün, 2008 yılından76 gün, olmak üzere toplam 464 günlük zorunlu SSK'lı sigortalılık süresi HARİÇ, kalan süredeki 2926 Sayılı Yasaya tabi Tarım ... sigortalılığının GEÇERLİ OLDUĞUNUN TESBİTİNE, davalı kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine,-9.4.2011-27.5.2011 tarihleri arasında davacının Kurum tarafından Tarım ... sigortalısı sayıldığı anlaşılmakla bu dönem yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.1.1985 tarihi itibariyle tescil edildiği, 30.1.1990 tarihinde başlayan SSK sigortalılığı nedeniyle Tarım ... sigortalılığının sona erdirildiği, bu tarihten sonra davacıdan tarımsal faaliyeti nedeniyle hiç prim kesintisi yapılmadığı ve davacının ziraat odası kaydının 30.4.1997 tarihinde başladığı ancak yine aynı oda tarafından verilen 22.8.2011 tarihli yazısı ile davacının üyeliğinin devam ettiği sürece tarımsal gelirinin asgari ücretin altında kaldığı, yapılan mahalli araştırmada da muhtar beyanı ile davacının köyden 1990lı yıllarda ayrıldığı ve köyle bir bağlantısının kalmadığı ve ziraatle uğraşmadığı anlaşılmaktadır. Bu bilgiler karşısında davacının 30.1.1990 tarihinden sonra tarımsal faaliyetinin devam ettiği dosyadan anlaşılamamaktadır. Davacıdan ürün teslimi nedeniyle yapılmış bir prim kesintisinin olmaması hususu da göz önünde tutulduğunda davanın reddi gerekirken kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmamalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.