MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitiyle 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre davalı kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı ilk kesintinin davalı Kurum hesabına yatırıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş, 26.05.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de 6111 sayılı Yapılandırma Yasası'ndan yararlanma haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece davacının 1.6.1995-31.12.2001 ve 1.1.2004-18.3.2010 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yaralandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yaralandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin maktu ıslah harcı yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. (6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2) maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 6. satırının silinmesi yerine; 'Davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 Sayılı Yasa’dan yaralanma hakkının saklı tutulmasına ilişkin istemin reddine' rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.