MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine,6111 sayılı kanundan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti ayrıca ayrıca 6111 sayılı Yasanın getirdiği ödeme kolaylığından yararlanması hakkının saklı tutulması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.7.1995-1.5.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddeleri oluşturmaktadır.
2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır
Diğer yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve kayıtların incelenmesinde;davacının tarım ... tescilinin 1.5.2004 tarihinde yapıldığı,1.5.1995-1999 tarihleri arasında sürekli ve 2004,2005 tarihlerinde ayrıca prim kesintilerinin bulunduğu,ziraat odası kaydının 2005 tarihinden itibaren devam ettiği ve 2926 sayılı yasanın 10.maddesinde belirtilen başka kaydının olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda;davacının davalı kurumca kabul edilmeyen sigortalılık sürelerinin tespiti bakımından,1995-1999 tarihleri arasındaki prim kesintisi haricinde tarımsal faaliyetini ispatlayan 2926 sayılı yasanın 10.maddesinde belirtilen başkaca kaydının olmadığı ve bu kapsamda tarım ... sigortalılık süreleri bakımından sadece ilk kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 1.6.1995 tarihinden son kesintisinin yapıldığı tarihin son günü olan 31.12.1999'a kadar tespit kararı verilebileceği açıktır.Mahkemece tespitine karar verilen sigortalılık başlangıcı davacının aleyhine olarak 1.7.1995 tarihinden itibaren başlatılmış olsa da bu husus davacının temyizi olmadığından inceleme konusu yapılmamakla birlikte açıklanan nedenlerle yanlış değerlendirme ile davacının 1.7.1995-31.12.1999 tarihleri arasında tarım ... sigortalılığının tespiti ile fazlaya ilişkin talebin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bunun yanında somut olayda davacının dava dilekçesinde 6111 sayılı yapılandırma Yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması da isabetsizdir zira mahkemenin kabul şekli bakımından söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip, hüküm kurulmuş olup bu husus da yanlış olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy