MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.9.2007-Aralık 2010 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ... Tekstil Nak. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti’de geçen ve primleri ödenen 01.09.2007-Aralık 2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı Kurumca süresi içinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Mahkemece; davacının ikametgahının ve işlemi yapan SGK biriminin ...'de olduğu gerekçesi ile "Yetkisizlik kararı verilerek karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Iş Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeler; Kanununun 5. maddesinde, "İş mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK'da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; "Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir".
"Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak" şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Sosyal Güvenlik Kurumu ... İI Müdürlüğü Kontrol memuru tarafından düzenlenen 23.11.2009 tarihli rapora göre davacının iş yerinde fiilen çalışmadığı halde çalışmış gibi kuruma bildirimde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sigorta İl Müdürlüğünce 08.06.2010 tarihli işlem ile davacının 01.09.2007-Aralık 2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlık Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Somut olayda uyuşmazlığa konu Kurum işleminin Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğü muamelesinden kaynaklanmış olması karşısında, o yer iş Mahkemesi yetkili kabul edilmelidir. HGK'nun 2008/10-329 E.2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamı da bu yöndedir.
Hal böyle olunca mahkemece davanın esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy