MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.2.1996- 1.10.2008 tarihleri arasında çakışan SSK süreleri hariç Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde 1.2.1996 ile 1.10.2008 tarihleri arasındaki dönemde SSK’lı çalışmaları dışında kalan günlerin, Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden incelendiğinde, davacının 1.5.1994 tarihinde kurumca 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacının 16.1.1996 tarihli kuruma sunduğu dilekçesi ile 15.11.1996 tarihinde tarımsal faaliyete son vermiş olduğunun ve tarımsal faaliyetinden dolayı hiçbir kuruluşta kaydının bulunmadığına beyan etmesi üzerine davalı kurum tarafından 1.2.1996 tarihinde davacının tescil kaydı iptal edilmiştir, davacının 20.4.1995, 4.4.1996, 20.5.1997, 20.5.1998 tarihlerinde şeker pancarı teslimi sebebiyle prim kesintisinin yapılmış olduğu, Ziraat odası kaydının 01.01.1988 tarihinde yapıldığı ve davacının 31.12.2002 tarihinde oda üyeliğinin sona ermiş olduğu, davacının üzerine kayıtlı gayrimenkul kaydının bulunduğu, Kooperatif üyeliğinin 17.9.1979 tarihinde başlayarak 25.1.1996’da sona ermiş olduğu anlaşılmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasada ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasanın 12. Maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasanın 60. Maddesinde ise, “ herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” Hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
2926 sayılı Yasanın 5/2 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları, bu haliyle sigortalı olmak, hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği, kaçınılamayacağı bildirilmiştir. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez, mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacı tarafından verilen dilekçeye dayanılarak davanın reddine karar vermek isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy