MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 12.09.2008-19.05.2009, 20.09.2009-20.05.2010 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı ... sigortalar kurumuna bağlı çalışmalar dışındaki 12.09.2008 – 19.05.2009, 20.09.2009 – 20.05.2010 tarihleri arası 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalı olduğunun tespitini istemiş, 30.03.2011 havale tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Prim affından yararlanmasına da karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili ıslah harcı da yatırarak verdiği 05.08.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkili davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı çalışmalar dışındaki 1998 Mayıs ayını takip eden 25.09.2006 – 02.04.2007, 12.09.2007 – 31.12.2007, 12.09.2008 – 19.05.2009, 20.09.2009 – 20.05.2010 tarihleri arası sürenin tarım ... süresi olarak tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 26.09.2006 – 01.04.2007, 21.09.2007 – 31.12.2007, 13.09.2008 – 19.05.2010 tarihleri arasında davalı kurumun 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalısı olduğunun tespiti ile prim borçlarının 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yaralandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyin bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yaralandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasında bulunan “ ve primlerin tahsili sırasında 6111 sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin” rakam ve sözcükleri silinerek, yerine “Davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı sayılı Yasa”dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespitine ilişkin istemin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy