MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı dava dilekçesinin "Konu" bölümünde 1996 yılı Haziran ayı ve 2006 yılı, 29.3.2007 tarihleri arasında, "Sonuç" bölümünde ise 1996 yılı Haziran ayından başlamak üzere 1997, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006 yılına kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş, 31.05.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de 6111 Sayılı Yapılandırma Yasasından yararlandırılmak için sürenin saklı tutulmasına istemiştir.
Mahkemece davacının 1.6.1997-31.12.1998 ve 1.4.2007-31.12.2007 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasadan kaynaklanan haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının sattığı ürün bedelinden 9.4.1997, 1.6.1998, 20.3.2007 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı 4.1.2001 tarihinde Ziraat Odası kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 1998 yılına ilişkin bir talebi bulunmadığı halde 1.1.1998 -31.12.1998 tarihleri arasındaka dönem yönünden tespit karar verilmiş olması ayrıca dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yaralandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yaralandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin maktu ıslah harcı yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. (6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2) maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 2. satırının silinerek yerine; "Davacının 1.6.1997-31.12.1997" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hüküm fıkrasının 6. satırının silinmesi yerine; "Davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 Sayılı Yasa’dan yaralanma hakkı için sürenin saklı tutulmasına ilişkin isteminin reddine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy