MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 20/04/1982-01/12/1984 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 20.04.1982 – 01.12.1984 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa gereğince Esnaf ... sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 20.04.1982 – 01.12.1984 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa gereğince Esnaf ... sigortalısı olduğunun ve 01.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; hükmün 08.12.2010 tarihinde taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhim edildiği, davalı Kurum vekilinin 09.12.2010 tarihinde kararı temyiz ettiği, temyiz aşamasında davacının eşinin dosya içerisine gönderdiği belgelerden davacının 24.11.2010 tarihinde vefat etmiş olduğu ve veraset belgesinin sunulduğu anlaşılmaktadır.
Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. MK’nın 27/1 maddesi gereğince dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Davaya ölen kişi adına devam edilmesine imkan yoktur. Ancak; konusu sadece ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilebilir. Diğer yandan BK’nın 35/1 ve 397/ 1 maddeleri gereğince vekil edenin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edilemez. Bu halde mahkemenin ölen davacının mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek duruşmaya davet ettirmesi gerekir.
Somut olayda; davacı ...'nun 24.11.2010 tarihinde öldüğü ve öldükten sonra vekili aracılığı ile yargılamaya devam edilerek ölen kişi yararına tespit kararı verildiği görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının yargılama devam ederken ölmüş olması nedeni ile mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya katılımını sağlamak ve taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar vermekten ibrettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy