MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurumun 03/07/2009 tarih ve 590 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacıların doktor olan oğullarının içinde bulunduğu ambulansın devrilmesi neticesinde yaşamını yitirmesinden dolayı vazife malulü sayılması taleplerinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıların oğulları ...'in doktor olarak Şırnak Devlet Hastanesinde çalıştığı, 06.02.2009 tarihinde saat 08:00 ile 07.02.2009 tarihinde saat 08:00 arasında acil serviste nöbetçi doktor olarak görev yaptığı, nöbeti sırasında dahiliye uzmanı tarafından Diyarbakır Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Polikliniği'ne sevk edilen hasta yanında refakatçi olarak görevlendirildiği, hasta D.Ü. Tıp Fakültesi'ne teslim edildikten sonra bir gün yol iznini ve nöbet sonrası iznini Diyarbakır'da ailesinin yanında geçirdiği, 09.02.2009 tarihinde de Şırnak'a dönerken içinde bulunduğu ambulansın kaza yaptığı, ... Vazife Malullüğü Tespit Kurulu'nun 03.07.2009 tarih ve 590 sayılı kararı ile davacıların ambulans kazasında yaşamını yitiren oğullarının vazife malulü sayılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiği, davacıların ayrıca olayın iş kazası olduğunun tespitine ilişkin olarak dava açtıkları ve bu davanın halen derdest olduğu, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda hukukçu ve makine mühendisi bilirkişinin olayın işkazası olduğu yönünde rapor sundukları, şoför ... hakkında “ Taksirle Ölüme Neden Olma ” suçundan kamu davası açıldığı ve kaza sırasında ambulansta bulunan sağlık memuru ...'nın bu davada; ambulans şoförü ile hastaları bıraktıktan sonra yemek yemeye gittiklerini, bu sırada müteveffanın şoförü aradığını, Şırnak'a döneceklerse kendisini de almalarını istediğini ve verdiği adresten müteveffayı aldıktan sonra yola çıktıklarını beyan ettiği, açılan kamu davasında şoförün tam kusurlu sayılarak 2 yıl,6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, dosyanın halen Yargıtay'da olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 47. maddesidir. Anılan maddede; “ Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir. ” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davacıların oğulları ...'in doktor olarak Şırnak Devlet Hastanesinde çalıştığı, 06.02.2009 tarihinde saat 08:00 ile 07.02.2009 tarihinde saat 08:00 arasında acil serviste nöbetçi doktor olarak görev yaptığı, nöbeti sırasında dahiliye uzmanı tarafından Diyarbakır Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Polikliniği'ne sevk edilen hasta yanında refakatçi olarak görevlendirildiği, hasta D.Ü. Tıp Fakültesi'ne teslim edildikten sonra bir gün yol iznini ve nöbet sonrası iznini Diyarbakır'da ailesinin yanında geçirdiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı açıktır.
Her ne kadar mahkemece; davacıların oğlu müteveffa Tolga'nın kaza sırasında görevli olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de; davacı taraf davacının Şırnak'a dönmek için 09.02.2009 tarihinde bilet ayırttığını, ancak hastaneden acil olarak çağrılması nedeni ile ambulans ile yola çıktığını iddia etmektedir.
Mahkemece; müteveffanın 06.02.2009 tarihinde acil serviste görev yaptığı sırada Diyarbakır iline götürülecek hastaya refakat etmesi görevine ilişkin evraklar dosya arasına alınıp incelenmeden, ayrıca bu tür bir durumda acil nöbeti tutan ve refakatçi olarak görevlendirilen doktorun ne tür kanuni izinleri bulunduğu araştırılmadan, bu izinler içerisinde görevli sayılıp sayılmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; müteveffanın 06.02.2009 tarihinde acil serviste nöbetçi olduğu sırada Diyarbakır iline ambulans ile gönderilecek hastaya refakatine ilişkin belgeler ile davacının kanuni izin süresine ilişkin belgeler dosya arasına alınıp, ayrıca davacı tarafın müteveffanın çalıştığı hastaneden acil olarak çağrılıp çağrılmadığı araştırılarak kaza sırasında araçta bulunan şoför ve sağlık memuru da dinlenildikten sonra olay sırasında müteveffanın görevli olup olmadığı değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.