MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar murisin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 22/12/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1-Davacı ...'in 14.837,10 TL. davacı ...'ın 18.011,97 TL. maddi zararının olay tarihi ile 04/12/2007 ek dava tarihi arasında birikmiş faiz alacağı hesaplattırılıp tahsiline karar verildiğinden ıslah dilekçesinde ıslahla artırılan miktara faiz yürütülmesi talep edilmediğinden ve sonradan açılıp birleştirilen ıslah dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat alacaklarına ilişkin birikmiş faiz alacağının tahsiline ilişkin davada ancak ek dava tarihi olan 04/12/2007 tarihine kadar tahakkuk etmiş olan birikmiş faiz alacağı talep edilebileceğinden dava tarihinden sonraki dönemde tahakkuk edecek faiz talep edilemeyeceğinden mahkemenin davacı ... yararına hükmedilen 12.837,10 TL., davacı ... yararına hüküm altına alınan 16.011,97 TL., maddi tazminat alacağına ek dava tarihinden faiz yürütülmemiş olması doğrudur. Bu yönün bozma yapılmamasına ilişkin Sayın Çoğunluk kararına aynen katılıyorum.
Ancak ilk davada bu davacılar talep ettikleri 2.000,00'er TL. maddi tazminata olay tarihinden itibaren faiz talep ettiklerinden bu davacılar yararına hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarının 2.000,00 TL.'lik bölümüne 04/12/2007 ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmemiş olması,
2- Davacı ... yararına 16.837,10 TL., davacı ... yararına 19.975,56 TL., maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin karar Dairemizin 23/06/2009 tarihli bozma kararı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken her iki davacı yararına bu miktarların altında maddi tazminata hükmedilmiş olması,
3- Birleştirilen birikmiş faiz alacağına ilişkin dava yönünden her davacı yararına hüküm altına alınan faiz alacağı üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar yararına hüküm altına alınan toplam miktar üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmiş olması,
4- Davacı Hanife yararına 25.000,00 TL., davacılar ... ve Eren yararına ayrı ayrı 20.000,00 TL., manevi tazminata ve toplam 7.098,07 TL., avukatlık ücretine, davalı yararına toplam 800,00 TL., avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin 21/12/2006 tarihli mahkeme kararı Dairemizin 09/07/2007 tarihli bozma kararı kapsamı dışında kalıp kesinleştiği halde mahkemece temyize konu 12/11/2010 tarihli kararla manevi tazminat yönünden davacılar yararına 10.000,00 TL., davalı yararına 9.300,00 TL., avukatlık ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkeme kararının bu nedenlerle taraflar yararına bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
5- 43.118,66 TL., maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsili ile davacı eş Hanife'ye verilmesine ilişkin 21/12/2006 tarihli karar Dairemizin 09/07/2007 tarihli kararı ile ıslahla artırılan 23.118,66 TL.'sına ıslah dilekçesinde faiz yürütülmesi ile ilgili bir talep olmadığı halde bu miktara olay tarihinden faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak 23/12/2008 tarihli karar ile davacı eş Hanife yararına maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Islah edilen miktarlar yönünden faiz başlangıcı yönünden karar bozulmuş ise de ıslah edilen miktarların birikmiş faizi yönünden ek dava açılıp birleştirildiğinden ıslah edilen miktarların faiz başlangıcı için ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmekle birlikte Dairemizin 23/06/2009 tarihli bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş, temyize konu 12/11/2010 tarihli kararda da mahkemece davacı eş Hanife'nin maddi tazminat talebinin aynen kabulüne ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin 23/12/2008 tarihli Dairemizin 23/06/2009 tarihli kararı ile verilen davacı Hanife'nin ilk davada talep ettiği 20.000,00 TL.'sine olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin hüküm kesinleşip davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğundan temyize konu 12/11/2010 tarihli kararı 20.000,00 TL., maddi tazminata mükerrer faiz yürütüldüğü gerekçesiyle bozulamayacağından Sayın Çoğunluğun bu yönün bozma nedeni yapılmamasına ilişkin görüşüne aynen katılıyorum.
KARŞI OY
Dava, iş kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle davacı hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizce vaki bozma üzerine yapılan araştırma sonucu alınan bilirkişi raporu sonrasında;
1-Eş ... ile ilgili maddi tazminatın, tüm davacılar için manevi tazminatın kabulüne dair kurulan hüküm bozma dışı kalmış olmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Islah edilen miktar için faiz başlangıcı açısından karar bozulmuş ise de bu konuda ek dava açılmış ve dosya ile birleştirilmiş olmakla ıslah edilen miktarlar yönünden faiz başlangıcı için ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Davacı ... ve ...’ın maddi tazminat istemlerinin kabulüyle ... için 16.837,10 TL, ... için 19.975,56 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine ve yargılama giderinin bölüştürülmesine karar verilmiştir.
Mahkemece kurulan hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 23/06/2009 günlü ilamı ile;
Birleştirilen ... İş Mahkemesinin 2007/1580 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen faiz alacağı ile ilgili olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması ,
Öte yandan hüküm fıkrasının 5 ve 6’ıncı bentlerinde manevi tazminat üzerinden ret ve kabule göre hüküm altına alınan avukatlık ücretinin yazılmamış olması, ayrıca maddi tazminatın kısmen reddinin Mahkemece mükerrer yapılan indirimle, sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına göre davacı ... aleyhine avukatlık ücreti takdiri, keza davacı ... için istem gibi maddi tazminat verildiği halde ret vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu, ayrıca hüküm altına alınan miktara göre karar ilam harcının nasıl hazırlandığının anlaşılamadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda;
1-Davacı ... için maddi tazminatın kabulüne, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne dair karar bozma dışı kalmakla kesinleştiğinden aynı konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı ... için 14.837,10 TL, ... için 18.011,97 TL, maddi tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
3-Birleştirilen dosyada eş Hanife için 79.264,00 TL, Eren için 50.870,00 TL, ... için 61.764,00 TL, faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Aşağıda açıklanacak gerekçelerle Mahkemece kurulan hüküm usul ve Kanuna aykırı bulunmaktadır.
1- Ek dava dosyasında ıslaha konu alacak miktarına ek dava tarihine kadar hesaplanan faiz alacağının tahsiline karar verildiği halde davacı çocuklar için hüküm altına alınan maddi tazminata ilk dava ile talep olunan miktara olay tarihinden, bakiyesine ek dava tarihinden tahsil tarihine kadar faiz alacağının hüküm altına alınmaması,
2-23/12/2008 tarihli kararda davacı ... için 16.837,10 TL, ... için 19.975,56 TL, maddi tazminatın tahsiline karar verilip kurulan hüküm miktar yönünden bozma dışı kaldığı halde hüküm altına alınan alacak miktarı düşürülmek suretiyle hüküm kurulması,
3-Ek davada olay tarihinden birleştirilen dava tarihine kadar faiz hesabı yapılıp hüküm altına alınmış olmakla davacı eş için maddi tazminatta olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olması nedeniyle olay tarihinden birleştirilen dava tarihine kadar faiz alacağının mükerrer tahsiline neden olunması,
4-Vekalet ücreti hesaplanmasında yanılgıya düşülmesi,
Yukarıda açıklanan nedenlerle kurulan hükmün taraflar yararına bozulması gerekir. Belirttiğim bu gerekçe ile çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Full & Egal Universal Law Academy