MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/03/2000-01/04/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.3.2000-1.4.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 01/03/2000 -31/08/2000 , 07/07/2001-16/02/2004 tarihleri arasında davalı işveren yanında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir..
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı şirketin birden çok işyerinin bulunduğu, bunlardan ... sicil nolu işyerinin 24.7.2000 tarihinde, ... sicil nolu işyerinin ise 22.12.2003 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait davalı şirketin davacının hizmeti bulunmayan ... sicil nolu işyerinin dönem bordrolarının getirtildiği,davacının SGK’da kaydının ve hizmet cetvelinin dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dosyaya celp edilen dönem bordrolarının davalı şirketin davacının çalışmadığı işyerlerine ait olması nedeniyle dinlenilen tanıkların dönem bordro tanığı olup olmadığının dolayısiyle beyanlarının hizmet tespiti davalarında hükme esas alınabilecek niteliklere sahip olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı, yine emsal araştırması için yazılan tek müzekkereye verilen cevabın yetersiz olması karşısında başkaca işçi ve işveren kuruluşlarından sorularak emsal ücret araştırmasının yapılmadığı, davacının işyeri şahsi sicil dosyasının getirtilmediği,davacı vekilinin talep etmesine rağmen davacının ve gerekirse dinlenilen tanıkların yurt dışına giriş çıkış tarihlerinin ilgili yerlerden sorulmadığı ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı şirketin 91023300 sicil nolu ve ... sicil nolu işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının kurumdan, davacının işyeri şahsi sicil dosyasının davalı şirketten temini ile davacının ve beyanlarının doğrulanması amacıyla dinlenilen tanıkların, yurt dışına giriş ve çıkışlarının ilgili emniyet biriminden getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ....'ne iadesine, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.