MAHKEMESİ:... Mahkemesi
Davacı, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, Kuruma ödenmiş olan 10.000,00-TL yasal faizin tahsil tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, ... mahkemesi sıfatıyla verilmiştir. 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 8. Maddesi hükmüne göre ... mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz edilmesi gerekir.
Somut olayda, hüküm kendisine 13/01/2011 tarihinde tefhim edilen davalı .... Ltd. Şti. vekili, bu kararı 09/03/2011 tarihinde temyiz etmiştir. Şu duruma göre, davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
Bu nedenle ve 01/06/1990 tarih ve 1989/3 E., 1990/4 K., sayılı Yargıtay İçtihdı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak ... İnş. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine,
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere göre, davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, yapılan icra takipleri sonucu, gecikme zammına faiz uygulanması ile davalı SGK'nca davacıdan tahsil edilen yasal faizlerin tahsili istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 141. Maddesinde vurgulandığı ve HMK'nun 297 ve 298. Maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır. HMK'nun 297/2. Maddesinde de taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçeyle de uyumlu olan hüküm fıkrasının ilk paragrafında davacı şirkete ait 420708 sicil nolu işyeri ile ilgili 200/1120 ve 2002/613 sayılı icra takip dosyalarından davacı tarafından davalıya ödenen 45,99-TL kanuni faizin de davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmişken, sonraki paragrafında yine aynı işyeri ile ilgili 2002/613 ve 2002/1120 nolu aynı icra takip dosyaları ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm fıkrasındaki bu çelişkinin infazı zorlaştıran, şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğu açıktır.
Bu durumda, gerekçe ve hüküm fıkrasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/12/20012 gününde oybirliğiyle karar verildi.